Yazı Detayı
05 Haziran 2020 - Cuma 22:54 Bu yazı 367 kez okundu
 
BİR NESLİN BİTMEYEN ÇİLESİ?
Cengiz Doğan
 
 

1955 yılı ve öncesinde doğdu onlar

İstanbul’un bugünkü görüntüsünden çok uzak olduğu tozlu sokaklarda geçti çocuklukları köyden taşı toprağı altın diyerek İstanbul’a göç eden ailelerin çocuklarıydı çoğu.

Bazıları çocuktu bazıları delikanlı 60 ihtilali olduğunda

Meclis ve senatolu dönemi yaşadılar, 70’li yıllardaki ekonomik buhranları ve kısa ömürlü hükümetler döneminde bazıları yeni çalışmaya başlamıştı.  Gazetelerde her gün ‘anarşist’ diye haberlerin olduğu sağ sol çatışmalarının en canlı şahitleriydi yine onlar. Bazıları bu düşünce akımlarının içinde yer aldı, bazıları dışında.  Sendikaların sendika olduğu dönemde iş hayatındaydılar onlar, çoğu hayatında en az bir kere greve katılmış insanlardı.  Kredi kartının olmadığı dönemlerde bakkala, kasaba,  manava ve kiraya bıraktıkları maaşlarından artan üç beş kuruşla kıt kanaat geçinme çabası içindeydi.

12 Eylül 1980’de ‘Ordu Yönetime el koydu’ sözünü ikinci kez duydu onlar. 82 anayasasında oy kullandılar, yasaklı siyasilerin geri dönmesinde yine onların oyu vardı. 1983’de askeri yönetim sonrası ilk kez sandık başına gittiklerinde 60-70 ve 80’de kesintiye uğrayan demokrasinin bir kez daha vücut bulmasına şahitlik ettiler.

Kimi mavi yakalıydı, kimi beyaz yakalı, kimi özel sektörde kimi devlet dairesinde çalıştı 30 yıl…

90’larda bir ekonomik kriz daha yaşadı onlar üstelik yine sorumluluk omuzlarındaydı. 5 Nisan kararlarını gördüler. Tam ‘bu son’ derken 2001 ekonomik krizini yaşadılar bu kez… Çalışma hayatları darbeler ve ekonomik krizlerle boğuşmakla geçti ama pes etmedi onlar. Tüm zorluklarına karşın kimi iki kimi üç kimi dört hatta beş evladını büyüttü, okuttu iş sahibi yaptı. Dahası tüm bu krizlere rağmen iyi kötü birikimde yaptı çoğunluğu…

Emekli oldular artık kendi tabirleri ile torun torba sevme dönemiydi. İş hayatı süresince ülkenin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik istikrarsızlıklar nedeniyle birçoğu pas geçmişti zira hayatı. Onlar çocuklarının büyüdüğünü görememişti ama artık hedefleri torunlarının büyüdüğüne şahit olmaktı.

E tabi yaşın verdiği sağlık problemleriyle de boğuşmaya başlamışlardı artık.  Parkta bahçede torunlarıyla oynamak onlarla vakit geçirmek en doğal haklarıydı ikinci kez çalışmak zorunda olmayanlar için.

2017’de doların ateşinin yükselmesiyle aldıkları maaş erimeye başlasa da onlar buna da razı oldu.

Sonra

Sonra Aralık 2019’da Çin’in adını ilk kez duyduğumuz bir kentinde koronavirüs adı verilen bir virüs çıktı, Virüs Türkiye’de ilk kez 11 Mart’ta görüldü. ‘Riskli gruptasınız’ dendi onlara. ‘Hadi bakalım doğru eve’

Yasağın ilk haftasında bazıları dışarı çıktı, haber oldular neden çıktıkları merak edilmeden gazeteciler tarafından, ne üzücüdür ki sosyal medyada gençler tarafından alayabile alındılar. Sonra girdi hepsi eve. İki ay dile kolay tam iki ay özgürlüklerini feda ettiler. 

 Sonra onlara Pazar günleri ‘sokağa çıkabilirsiniz ama sınırlı’ dendi.  Dar bir alan çizilmişti bu izin için. Cezaevindeki mahkumların volta saati gibiydi bu izin. Eve yürüme mesafesiyle sınırlıydı.   

Vaka sayısının düşmesiyle birlikte ‘normalleşme planı’ açıklandı hükümet tarafından

Şehirlerarası seyahate yanlarında biri bulunması koşuluyla ve gittikleri yerde en az bir ay kalma şartıyla izin verildi. 20 yaş altı gençlere uygulanan sokağa çıkma yasağı 17 yaş altına çekildi, diğer yaş grupları için hafta sonu uygulanan sokağa çıkma yasağı kaldırıldı. Ancak normalleşme planında onlara özgürlük verildiğini açıklayan hiçbir madde yoktu.

Unutulduklarını düşündüler

Ötelendiklerini, köşeye atıldıklarını…  

İçlerinde elbette yasak kalksa da memnun edemeyeceğiniz ‘huysuz ihtiyarlar’ var bu yaş grubu içerisinde… hayattan bir şekilde memnun olmayan, her koşulda şikayet etmeyi seven, hatta yakınları ve çevresi tarafından ‘şu yasak biraz daha uzatılsa’ denilen… ancak torunlarını özleyen de var, onların elinden tutup gezdirmek isteyen de, torunlarıyla aynı sofrada yeniden buluşmak isteyende… Ya da tüm yaşadıklarına rağmen hayata pozitif bakmayı başarabilen ve bilgi birikimlerini maddi manevi çocuklarıyla paylaşmaya devam etmek isteyen de…

Sonuç olarak yasakla geçen üçüncü ayda onlar, üç ayda üç hafta sonu dışarı çıkabildiler, normalleşen süreç sonrası onlar soruyorlar şimdi; ‘virüsün kaynağı biz miyiz, yoksa günah keçisi mi ilan edildik. Bize uygulanan yasakta kalksın… Biz size ne yaptık?’

 
Etiketler: BİR, NESLİN, BİTMEYEN, ÇİLESİ?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Ağustos 2021
YANIYORUZ
135 Okunma.
08 Temmuz 2021
UCUZ KAHRAMANLIK YAPMAYIN
86 Okunma.
20 Haziran 2021
ŞAMPİYONAYA MI, TATİLE Mİ GİTTİNİZ?
228 Okunma.
22 Mayıs 2021
SANA AŞI VAR BANA AŞI YOK!
229 Okunma.
13 Nisan 2021
A SOSYAL MEDYA
267 Okunma.
05 Nisan 2021
YANGINDA İLK KURTARILACAK
273 Okunma.
18 Mart 2021
ATATÜRK’SÜZ ÇANAKKALE NE GÜZEL DEĞİL Mİ!..
242 Okunma.
27 Şubat 2021
HAK ARARKEN CEZALANDIRMAYIN
243 Okunma.
08 Ocak 2021
ÜVEY EVLAT YEREL BASIN
254 Okunma.
30 Aralık 2020
VAHŞETTEN RANT BEKLENTİSİ!
276 Okunma.
27 Aralık 2020
BİR YALNIZLIK ŞARKISI
160 Okunma.
12 Aralık 2020
NEDEN CESARETSİZLER?
269 Okunma.
01 Aralık 2020
İKİ TACİZ İKİ KÖR BAKIŞ
269 Okunma.
23 Kasım 2020
ADAM ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS
353 Okunma.
08 Kasım 2020
VATANDAŞIN SESİ OLMAK
275 Okunma.
03 Kasım 2020
SEN NE YAPTIN?
349 Okunma.
09 Ekim 2020
DEVLETİN MEMURU OLMAK
448 Okunma.
18 Eylül 2020
19 EYLÜL’DE DEĞİL HER GÜN HATIRLAYIN
389 Okunma.
11 Eylül 2020
PERŞEMBENİN GELİŞİ
309 Okunma.
15 Ağustos 2020
AVM AÇIK OKUL KAPALI
653 Okunma.
11 Ağustos 2020
CESARET Mİ APTALLIK MI?
280 Okunma.
09 Ağustos 2020
ŞAK DİYE…
701 Okunma.
12 Temmuz 2020
PARANLA REZİL OLMA DURUMU
814 Okunma.
06 Temmuz 2020
BANA HAK SİZE MÜSTEHAK
485 Okunma.
25 Haziran 2020
BİTMEYEN 48 SAAT
819 Okunma.
18 Haziran 2020
KOLTUĞUN HAKKINI VERMEK
404 Okunma.
03 Haziran 2020
SONUNU GETİREMEDİK
284 Okunma.
26 Mayıs 2020
MASKE AKSESUAR DEĞİL
347 Okunma.
24 Mayıs 2020
AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFA DEĞİL ‘OY’A BAKILIR
338 Okunma.
14 Mayıs 2020
UNUTMA MALTEPE
426 Okunma.
10 Mayıs 2020
İKİ NOKTAYA DİKKAT
401 Okunma.
10 Mayıs 2020
HEYECANI KAYBETMEMEK GEREKLİ
340 Okunma.
06 Mayıs 2020
YETER Kİ İSTESİN İNSAN
581 Okunma.
29 Nisan 2020
BÖYLE VİRÜSTEN KORUNMAZ
421 Okunma.
21 Nisan 2020
GÖZLERİMİ KAPARIM MAAŞIMI ALIRIM
430 Okunma.
16 Nisan 2020
MUHTARLAR DA VİRÜSLERE KARŞI SAVUNMASIZ
1120 Okunma.
12 Nisan 2020
APTALLIK, AÇGÖZLÜLÜK, KORKAKLIK, NANKÖRLÜK
514 Okunma.
24 Mart 2020
VİRÜSÜN GÖR DEDİĞİ
566 Okunma.
21 Mart 2020
SOSYAL BELEDİYECİLİK VE SEVGİ SÖYLEMİ
383 Okunma.
19 Mart 2020
HAYDİ MALTEPE BELEDİYESİ…
440 Okunma.
12 Mart 2020
MALTEPE BELEDİYESİ İYİ GÜN DOSTUMU?
662 Okunma.
06 Mart 2020
BİR ÜZÜNTÜ BİR SEVİNÇ
344 Okunma.
01 Mart 2020
BİRLEŞTİRİCİ BİR DEVLET DİLİ
348 Okunma.
18 Şubat 2020
MESELE TÜRBAN DEĞİL SORUMLULUK BİLİNCİ
432 Okunma.
02 Şubat 2020
'ETİ'K ENKAZ ALTINDA KALDI
457 Okunma.
16 Aralık 2019
ELİ İŞTE GÖZÜ OYNAŞTA
911 Okunma.
01 Aralık 2019
PUSUDA BEKLEMEK!
573 Okunma.
18 Kasım 2019
ÇÖZÜME DAİR Mİ ANIYA DAİR Mİ?
733 Okunma.
12 Kasım 2019
KAYBETTİK İNSANLIĞIMIZI
1215 Okunma.
07 Kasım 2019
RUH BAŞKA BİR ŞEY
451 Okunma.
01 Kasım 2019
DÖN BABA DÖNELİM
542 Okunma.
29 Ekim 2019
BİRİ HARİÇ...
459 Okunma.
24 Ekim 2019
MALTEPE’NİN ‘KORKMAZ’I
491 Okunma.
16 Ekim 2019
ADALET VE GÜVEN
543 Okunma.
10 Ekim 2019
KOL KIRILIR YEN İÇİNDE KALIR
817 Okunma.
02 Ekim 2019
ÇEKMESENE KARDEŞİM
524 Okunma.
09 Eylül 2019
HAYIRLI OLSUN
979 Okunma.
08 Ağustos 2019
HAKLININ YANINDA OLMAK
616 Okunma.
05 Ağustos 2019
YAPTIM OLACAK
527 Okunma.
24 Temmuz 2019
SALLA Bİ MESAJ ORTAYA KARIŞIK OLSUN
641 Okunma.
18 Temmuz 2019
KOLTUK SALLANDI
904 Okunma.
02 Temmuz 2019
ÇALIŞTAYIM VAR!
724 Okunma.
25 Haziran 2019
HERKES KENDİ İŞİNİ YAPACAK
651 Okunma.
23 Mayıs 2019
GÜCÜN BÜYÜSÜ VE HATA
838 Okunma.
11 Mayıs 2019
Bir Cenaze İki Sonuç Vefa-Vefasızlık
1093 Okunma.
04 Mayıs 2019
Bugünlerin Yarını da Var
661 Okunma.
22 Nisan 2019
Hükümet, bürokrasi ve vatandaş...
654 Okunma.
18 Nisan 2019
Ağustos Böceği İle Karınca
789 Okunma.
15 Nisan 2019
Yine Yeni Yeniden Maltepe Ekspres
1116 Okunma.
15 Nisan 2019
Son Söz Seçmende
485 Okunma.
Haber Yazılımı