Yazı Detayı
25 Haziran 2020 - Perşembe 18:59 Bu yazı 910 kez okundu
 
BİTMEYEN 48 SAAT
Cengiz Doğan
 
 

Toplumun psikolojisi bozuldu. Mart ayından beri yaşanan virüs salgını, verilen kayıplar korkumuzu daha da artırdı. Eskiden ‘bize bir şey olmaz’ diye düşünürdük. Virüs sürecinde de aslında bu düşüncemiz çok değişmedi. Ancak sevdiklerimizden birinde öksürük, ateş ya da bulantı olduğunda yaşadık ilk kez bu korkuyu.

Toplum psikolojisinin bozukluğu da tam burada giriyor devreye. Öksüren, ateşi olan, ya da bulantısı bulunan eşiniz, çocuğunuzdan daha fazla korkuyorsunuz bu durumda. Kaybetme korkusu bu, henüz çaresi bulunmamış bir hastalığa karşı elinin kolunun çaresiz olması durumu.

Yapabileceğiniz tek şey bir sağlık kuruluşuna götürmek. Öyle de yapıyorsunuz. Sadece öksürük olduğu için hekimlerin aklına ilk olarak Covit 19 gelmiyor. Diğer tetkikler yapılıyor, o sonuçları beklerken dakikalar geçmek bilmiyor. Ağır çekimde sanki zaman. Neyse sonuçta laboratuvardan isminiz okunduğunda hızlıca alıp merdivenleri koşarak tetkikleri isteyen hekimin odasına gidiyorsunuz. Bakıyor, inceliyor, ‘büyük ihtimalle bu alerjik bir durum ancak emin olmak için Covit 19 testi yaptırmanız gerekiyor’ dediğinde eliniz ayağınız boşalıyor.

Eşinize/çocuğunuza içinizde yaşadığınız korkuyu hissettirmeden ona destek olmaya da çalışarak virüs testini yaptırmaya gidiyorsunuz. Testi yapan görevli sonucun 48 saat sonra çıkacağını söylüyor.

İşte geçmek bilmeyen 48 saat o andan itibaren işlemeye başlıyor. Çin işkencesindeki gibi saatin yelkovanlarının sesini duyuyorsunuz tik-tak-tik-tak… Yapacak bir şey yok o 48 saat beklenecek, hastaneden çıkıyor arabaya binip eve doğru geliyorsunuz. Espri yaparak ortamı yumuşatmaya çalışıyorsunuz, ancak içinizde hep bir korku ‘ya sonuç pozitif çıkarsa’

Aile üyelerine moral vermeye çalışsanız da aslında sizin moraliniz sıfır. Evden dışarı çıkmak istemiyorsunuz, telefona gelen çağrıları meşgule basarak geri çeviriyorsunuz. O andan itibaren ister holding sahibi olun, ister asgari ücretli işçi yaşadığınız duygu aynı. Paranızın, mevki ve makamınızın hiçbir önemi yok. Virüsten hayatını kaybeden ve ömrünü insanları sağlığına kavuşturmak için harcayan hekimler geliyor aklınıza…

Geçmek bilmiyor zaman…

Evde derin bir sessizlik, kimse birbirine belli etmese de aslında herkes aynı korkuyu yaşıyor. 

İlk kez yemek masasında çatal kaşık seslerini duyuyorsunuz, TV’nin sesi her zamanki kadar açık olduğu halde size yüksek geliyor…

Elinizde TV kumandası amaçsızca kanalları geziyorsunuz. Herkes uyuduktan sonra siz tavana bakıp bir bilgisayar gibi ihtimalleri geçiriyorsunuz gözünüzün önünden…

Ya pozitif çıkarsa?...

Sabah kahvaltı masasına gelen yemekler adeta hiç dokunulmadan geri kaldırılıyor. Bir sürü işiniz var yapmanız gereken ama kolunuzu kaldıracak dermanınız yok. Evin içinde bilinçsizce volta atan mahkum gibisiniz farkında olmasanız dahi.

Her zaman yetişememekten şikayet ettiğiniz zaman bu kez geçmiyor. Ağır çekiminde ağır çekimi gibi… Saniyeler dakika olmuş, dakikalar saat…   

Testin çıkmasına az saatler kala heyecan ve korku katsayınız daha da artıyor. Sonucun bir an önce çıkmasını istiyor bir yanınız, bir yanınız adeta ‘hiç çıkmasın’ der gibi.

Test sonuçlarını almak için hastaneye giderken diliniz damağınız kuruyor. Hastanenin içine girip laboratuvara doğru giderken ayaklarınızdaki dermanın kesildiğini hissediyorsunuz.

Ve sonuç kapalı zarf içinde veriliyor size, alıp hemen hekime koşuyorsunuz son bir güçle… Mahkeme salonunda hakimin iki dudağının arasından çıkacak kararı bekler gibi hekimin konuşmasını bekliyorsunuz. Bakıyor hekim… ‘negatif, gözünüz aydın’ diyor… Başka hiçbir üç kelime bu kadar sevindiremezdi sizi.

Yaşamın değerini bu güne kadar belki de hiç anlamadığınızı fark ediyorsunuz. Hayatı ciddiye almak gerektiğini, dolu dolu yaşamak gerektiğini de…

Herkese sağlıklı günler….

 
Etiketler: BİTMEYEN, 48, SAAT,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
16 Kasım 2021
DERS ÇIKARIR MI BİLİNMEZ
79 Okunma.
28 Ekim 2021
KUTLAMALARDA DİKKAT ÇEKEN İKİ ÇİZGİ
105 Okunma.
04 Ekim 2021
MUHTAR SERKAN ASLAN
168 Okunma.
22 Eylül 2021
OLMADIĞIN KAYMAKAMI OLMUŞ
243 Okunma.
06 Ağustos 2021
YANIYORUZ
221 Okunma.
08 Temmuz 2021
UCUZ KAHRAMANLIK YAPMAYIN
123 Okunma.
20 Haziran 2021
ŞAMPİYONAYA MI, TATİLE Mİ GİTTİNİZ?
275 Okunma.
22 Mayıs 2021
SANA AŞI VAR BANA AŞI YOK!
296 Okunma.
13 Nisan 2021
A SOSYAL MEDYA
293 Okunma.
05 Nisan 2021
YANGINDA İLK KURTARILACAK
306 Okunma.
18 Mart 2021
ATATÜRK’SÜZ ÇANAKKALE NE GÜZEL DEĞİL Mİ!..
268 Okunma.
27 Şubat 2021
HAK ARARKEN CEZALANDIRMAYIN
275 Okunma.
08 Ocak 2021
ÜVEY EVLAT YEREL BASIN
297 Okunma.
30 Aralık 2020
VAHŞETTEN RANT BEKLENTİSİ!
310 Okunma.
27 Aralık 2020
BİR YALNIZLIK ŞARKISI
190 Okunma.
12 Aralık 2020
NEDEN CESARETSİZLER?
327 Okunma.
01 Aralık 2020
İKİ TACİZ İKİ KÖR BAKIŞ
314 Okunma.
23 Kasım 2020
ADAM ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS
403 Okunma.
08 Kasım 2020
VATANDAŞIN SESİ OLMAK
305 Okunma.
03 Kasım 2020
SEN NE YAPTIN?
441 Okunma.
09 Ekim 2020
DEVLETİN MEMURU OLMAK
549 Okunma.
18 Eylül 2020
19 EYLÜL’DE DEĞİL HER GÜN HATIRLAYIN
429 Okunma.
11 Eylül 2020
PERŞEMBENİN GELİŞİ
362 Okunma.
15 Ağustos 2020
AVM AÇIK OKUL KAPALI
734 Okunma.
11 Ağustos 2020
CESARET Mİ APTALLIK MI?
316 Okunma.
09 Ağustos 2020
ŞAK DİYE…
749 Okunma.
12 Temmuz 2020
PARANLA REZİL OLMA DURUMU
866 Okunma.
06 Temmuz 2020
BANA HAK SİZE MÜSTEHAK
517 Okunma.
18 Haziran 2020
KOLTUĞUN HAKKINI VERMEK
443 Okunma.
05 Haziran 2020
BİR NESLİN BİTMEYEN ÇİLESİ?
405 Okunma.
03 Haziran 2020
SONUNU GETİREMEDİK
322 Okunma.
26 Mayıs 2020
MASKE AKSESUAR DEĞİL
375 Okunma.
24 Mayıs 2020
AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFA DEĞİL ‘OY’A BAKILIR
365 Okunma.
14 Mayıs 2020
UNUTMA MALTEPE
461 Okunma.
10 Mayıs 2020
İKİ NOKTAYA DİKKAT
437 Okunma.
10 Mayıs 2020
HEYECANI KAYBETMEMEK GEREKLİ
382 Okunma.
06 Mayıs 2020
YETER Kİ İSTESİN İNSAN
690 Okunma.
29 Nisan 2020
BÖYLE VİRÜSTEN KORUNMAZ
455 Okunma.
21 Nisan 2020
GÖZLERİMİ KAPARIM MAAŞIMI ALIRIM
464 Okunma.
16 Nisan 2020
MUHTARLAR DA VİRÜSLERE KARŞI SAVUNMASIZ
1161 Okunma.
12 Nisan 2020
APTALLIK, AÇGÖZLÜLÜK, KORKAKLIK, NANKÖRLÜK
552 Okunma.
24 Mart 2020
VİRÜSÜN GÖR DEDİĞİ
647 Okunma.
21 Mart 2020
SOSYAL BELEDİYECİLİK VE SEVGİ SÖYLEMİ
419 Okunma.
19 Mart 2020
HAYDİ MALTEPE BELEDİYESİ…
471 Okunma.
12 Mart 2020
MALTEPE BELEDİYESİ İYİ GÜN DOSTUMU?
694 Okunma.
06 Mart 2020
BİR ÜZÜNTÜ BİR SEVİNÇ
388 Okunma.
01 Mart 2020
BİRLEŞTİRİCİ BİR DEVLET DİLİ
380 Okunma.
18 Şubat 2020
MESELE TÜRBAN DEĞİL SORUMLULUK BİLİNCİ
466 Okunma.
02 Şubat 2020
'ETİ'K ENKAZ ALTINDA KALDI
502 Okunma.
16 Aralık 2019
ELİ İŞTE GÖZÜ OYNAŞTA
950 Okunma.
01 Aralık 2019
PUSUDA BEKLEMEK!
612 Okunma.
18 Kasım 2019
ÇÖZÜME DAİR Mİ ANIYA DAİR Mİ?
770 Okunma.
12 Kasım 2019
KAYBETTİK İNSANLIĞIMIZI
1322 Okunma.
07 Kasım 2019
RUH BAŞKA BİR ŞEY
496 Okunma.
01 Kasım 2019
DÖN BABA DÖNELİM
585 Okunma.
29 Ekim 2019
BİRİ HARİÇ...
511 Okunma.
24 Ekim 2019
MALTEPE’NİN ‘KORKMAZ’I
537 Okunma.
16 Ekim 2019
ADALET VE GÜVEN
580 Okunma.
10 Ekim 2019
KOL KIRILIR YEN İÇİNDE KALIR
861 Okunma.
02 Ekim 2019
ÇEKMESENE KARDEŞİM
563 Okunma.
09 Eylül 2019
HAYIRLI OLSUN
1091 Okunma.
08 Ağustos 2019
HAKLININ YANINDA OLMAK
661 Okunma.
05 Ağustos 2019
YAPTIM OLACAK
565 Okunma.
24 Temmuz 2019
SALLA Bİ MESAJ ORTAYA KARIŞIK OLSUN
673 Okunma.
18 Temmuz 2019
KOLTUK SALLANDI
1028 Okunma.
02 Temmuz 2019
ÇALIŞTAYIM VAR!
810 Okunma.
25 Haziran 2019
HERKES KENDİ İŞİNİ YAPACAK
676 Okunma.
23 Mayıs 2019
GÜCÜN BÜYÜSÜ VE HATA
875 Okunma.
11 Mayıs 2019
Bir Cenaze İki Sonuç Vefa-Vefasızlık
1147 Okunma.
04 Mayıs 2019
Bugünlerin Yarını da Var
698 Okunma.
22 Nisan 2019
Hükümet, bürokrasi ve vatandaş...
689 Okunma.
18 Nisan 2019
Ağustos Böceği İle Karınca
829 Okunma.
15 Nisan 2019
Yine Yeni Yeniden Maltepe Ekspres
1149 Okunma.
15 Nisan 2019
Son Söz Seçmende
527 Okunma.
Haber Yazılımı