Yazı Detayı
30 Mayıs 2021 - Pazar 17:46 Bu yazı 101 kez okundu
 
Fransız Balkonu
Tülin Sezer
 
 
O “Fransız balkonu” dedikleri de, tam bir efsaneymiş… Virüsün yayılmasını engellemek amacıyla alınan önlemler kapsamında uygulanan sokağa çıkma kısıtlamaları ile dışarıya açılmanın neredeyse tek yolu olarak farklı bir anlam kazandı balkonlar.. Hani eskiye dönüş derler ya; evin içinin metrekaresi hiç önemli değilmiş. Bu balkonu yapanların bir bildiği varmış… Kimi zaman depo, kimi zaman kiler şeklinde kullanılan, kimi zaman da hiç adım atılmayan balkonlar, pandemi süreciyle birlikte kıymete bindi 2020 yılının ilk ayında ortaya çıkan, kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs salgını esnasında balkonlar evlerin en kıymetli alanları haline geldi. Dışarıya çıkamayınca tek nefes alacağımız yerin balkonlar olduğunu gördük. Dolayısıyla balkonu tekrar keşfettik. Türkiye’de neredeyse hiç kimse balkonda oturup güneşlenmez, kahvaltı yapmaz, oturup kitap okumazken şimdilerde tam tersi bir alışkanlığın geliştiğini görüyoruz. Türkiye’deki balkon anlayışı şöyleydi; balkonu yasal olarak evinize eklemek için yaptığınız küçük bir sahtekârlıktı! Genellikle balkon ile salon arasındaki duvar yıkılır eve ilave edilirdi. Böylelikle evin metrekaresi genişletilmiş olurdu. Evlere kapandığımız şu günlerde havaların da bir anda ısınmasıyla şimdi bir balkonu olanlar öncesinde hiç ona sahip değillermişçesine keyfini sürerken bir balkonu olmayanlar da her şeyden çok onun özlemini duyuyorlar. Binaların hoş ve büyük bir balkonun tasarlanmasına imkân vermeyen dar alanlara inşâ edildiği İtalya ve Fansa gibi akdeniz ülkelerinin özellikle güney kısımlarımda yer tasarrufu sağlamak ve aynı zamanda balkon ferahlığı verip daha fazla ışık ve havadan yararlanmak amacıyla dizayn edilmiş mimari bir yapıdır Fransız balkonu. Yaşanmış bir şehir problemine üretilmiş bir çözümdür. Özellikle yaz aylarında açıldığında odanız sanki bir terasmış havası yaratır. Adında yazılanın aksine gerçek bir balkon değildir. Hatta pek çok fransız balkonunda, balkona saksılar konularak çok hoş bir dış görüntü yaratılmıştır. Aynı zamanda 'juliette' balkon olarak da bilinir. İngiltere’de Shakespeare’in ünlü eseri Romeo ve Juliet’in balkon sahnesinden esinlenilerek üretilen ‘Juliet Balkonu’ Gregoryan dönemden itibaren moda olmuştur. Fransa’da balkonlar ilginçtir. Çıkıp oturmalık, ikindi çayı içmelik, mangallık filan değil, tek kişinin, ayakta sığabileceği Fransız balkonu içeriye açılan kapılarıyla balkondan ziyade büyük pencerelerdir. Tasarımın motivasyonu ‘dışarıya daha rahat işemek’ten aldığı söylentisi de vardır. Orta Çağ’dan itibaren, kanalizasyon sistemlerinin yetersizliğinden de kaynaklı olarak balkon başka bir temel işlev de üstlenmişti: Benigni ve Troisi’nin başyapıtı “Nothing left to do but cry” filminin de hatırlattığı üzere, tuvalet işlevi. Rönesans sırasında balkonlar gururla sergilenecek birer sanat eserine dönüştü. Balkonlar, başlıca hedefi işlevden ziyade estetik olan birer “statü sembolü” haline geldi.
 
Etiketler: Fransız, Balkonu,
Yorumlar
Haber Yazılımı