Yazı Detayı
07 Haziran 2021 - Pazartesi 00:19 Bu yazı 454 kez okundu
 
GÜNDEME DAİR ve TULPARS
Ziya Gökalp Şahin
 
 

Facebook…

Bir süredir biliyorsunuz sosyal medyada covid 19 virüsüne dair insanların yaptığını isnat eden ve isimlerin geçtiği paylaşımlar engelleniyordu. Facebook açıklama yaparak,  Kovid-19'un insan yapımı olduğu veya üretildiği iddialarını" artık engellenmeyeceğini paylaştı. Bu zamana kadar işin içinde Facebook ailesinin de olduğunu düşünmemek elde değil… Köprüden önce son çıkış, batan gemiyi terk eden fare benzetmelerini Facebook’a atfediyorum…

Musilaj…

Marmara başta olmak üzere tüm denizlerimiz tehdit altında… Özellikle kumsal olmayan alanlarda deniz yaşamanı yok etme noktasında… Deniz yaşamının yok olması aslında bize çok uzak değil… Neredeyse tüm kıyılarımız beton, kayadan ibaret üstüne bir de atıkları eklediğinizde zaten musilajdan çok farklı değiliz. Hafif grimsi deniz rengine alıştık derken şimdi bej bir perde var denizde… Umarım en kısa sürede çözülür…

Taksim Camii…

Sembolik olarak değerli çok kıymetli… Bir güruhun kurtarılmış bölge olarak ilan ettiği kendi muhitlerinin giriş kapısına camii yapılmasını yıllarca engelleyenlere etkili bir mesaj Taksim Camii… Tüm tartışmaları bir kenara koyun… Bölgede camiiler zaten yetersizdi… Hatta yapılan bu camide yetmeyecek… Her şeye rağmen güzel bir eser oldu. İlim yayma konusunda da etkin bir rol oynayabileceğini düşünüyorum. En önemli temennim ise, Taksim Camii imamı çok göz önünde olacak. Umarım Ayasofya imamları gibi gereksiz çıkışlar anlamsız tartışmalara sebep olmaz… Olması gerektiği gibi görevini ifa eder… Hayırlı olsun…

Erken Seçim…

Kılıçdaroğlu erken seçim için referandum yapmayı önerdi. Bu adamın danışmanlarının acilen birilerine danışarak Kılıçdaroğlu’nu yönlendirmesi gerekiyor. Hala bu kadar acemi, siyasi temelsiz bir lidere CHP nasıl tahammül ediyor anlamak zor… Bence CHP’yi Kılıçdaroğlu’ndan kurtarmak için bir referandum en iyisi olacaktır. Başarılı yahut başarısız halk bir oy verdi ve bunun doğal bir süreci var… Erken seçimlerle ülkeyi daha fazla komik durumlara düşürmeye gerek yok. Erkeni bırakalım da zamanı geldiğinde aday olacak mısınız onu dile getirin Kemal Bey… Ama yok siz Muharrem İnce gibi ayağını kaydıracağınız birini yine sahneye koyarsınız… Bakalım bu kim olacak İmamoğlu mu, Yavaş mı ?

Cumhuriyet Gazetesi…

Dün Can Dündar’ı kahraman ilan etmişlerdi… Süleyman Soylunun TRT’deki yayını sonrası açıklama yapan gazete açıklamalar bugünü bağlamamaktadır. Can Dündar döneminde olanların yanlış olduğunu kabul ediyoruz mahiyetinde bir açıklama yaptı. Daha önce de ABD güdümünde yayın yapıldığı iddiası üzerine açıklama yapan gazete; Cumhuriyet Gazetesi Can Dündar’ın trol gazeteciliğinden 7 Eylül 2018de kurtulmuştur diye belirtmişti… Cumhuriyet Gazetesi ülkemizde farklı bir ses… Muhalif kendi doğrularını vurgulayan ve ilkeleri olan bir yayın organı… Bununda altını çizmek isterim…

Ahmet Davutoğlu…

Fox TV’ye çıkıp yıllarca konuşmadıklarını şimdi konuşmaya başlaman hezeyandan öteye geçmez… Zamanında konuşsaydın demezler mi adama… Başbakanlık yaptın… Devletin tüm gücü imkanları elindeydi üstelik…

Ali Babacan…

Etkili, proaktif bir yönteme ve hitabete geçmezse yerinde saymaya devam edecek… Ya bir rüzgar bekliyor yada hep 2.Lig ekibi gibi süper lig hayaliyle yaşayacak…

Meral Akşener…

İkizdere’de olanlar gerçekten komik bir senaryoydu… İçişleri Bakanlığı yapmış yılların tecrübesiyle bulduğu boşluklardan iyi vursa da çevresindeki kraldan çok kralcılar hızla kan kaybetmelerine neden oluyor… Cumhurbaşkanı Bay Kemal dedikten sonra Bay Meral dedi. Bunu çok büyütmeye çalışan bir güruh var. Dil sürçmesi olabilir. Ne sorunlar var memlekette… Bir dil sürçmesi meselesini büyütmek anlamsız. Kaldı ki, Akşener’in bir çok erkekten çok daha sert ağır abi duruşu nedeniyle Cumhurbaşkanının bilinç altında böyle bir algısı da olabilir… Mizahi olarak bakmak belki bu meseleyi büyütmeyi önler…

Kanal İstanbul…

Boğazı gemi trafiğinden kurtaracak doğrudur… Dünyanın en görkemli boğazı deniz sporlarına ev sahipliği yapacak doğrudur. Kirlilik ciddi şekilde azalacak doğrudur… Canlı çeşitliliği artacak doğrudur… Boğazın çok daha fazla noktasından denize girilebilecek yeni iskeleler ve güvenli alanlar yapılacak doğrudur… Çok daha fazlası var doğrudur… Ancak yanlış tarafları bu doğruların şuanda çok daha üstünde duruyor… Kanal İstanbul güzergahından geçen araziler belli bir kesim tarafından önceden alındı. Havalimanına yakın kıyıların neredeyse 30u Katarlılar tarafından alındı. Ki, bu 30 sayı olarak küçük görünse de İstanbul’da belirttiğim 30 kadar olan ilçeler var… Nüfus sorunu olan bir şehrin içinde yepyeni bir şehir kurulacak. Şuanda 20 Milyon ortalaması olan bir şekil 30 Milyon ortalamaya çıkacak… Yolları yetmeyen, trafik sorunundan insanların depresan ilaçları kullandığı bir şehrin ne hale geleceğini düşünmek istemiyorum. Karadeniz’den Marmara’ya uzun bir şerit halinde yeni bir zenginler şehri kurulacak… Tüm bunların halka bir faydası yok. Ülke ekonomisine inşaat alanı dışında bir faydası yok. Euro dolar almış başını gitmiş… Pandemiden esnaf bitmiş… Ama biz kanal İstanbul yapacağız…  Osmanlı yıkılmaya yüz tuttuğunda Dolmabahçe Sarayını yaptırmış… Umarım bu proje ülkemizin ekonomik ve ekolojik çökmesi olmaz.

Ayşe Begüm Onbaşı…

Tebrikler güzel kızımıza… Senin nezdinde tüm sporcularımıza… Türkün gücünü tüm dünyaya her daim göstermeniz dileği ve duasıyla…

ATATÜRK VE OSMANLI VE SELÇUKLU…

Artık bıraksak mı ayrıştırmayı… Selçuklu bizim devletimizdi… Yıkıldı… Onun üstüne 16. Devletimiz Osmanlı kuruldu… Osmanlı, Selçuklu gelenekleri ve düzeni üzerine yükseldi. Osmanlı yıkıldı. Türkiye yine büyük oranda Osmanlı gelenekleri değerleri kültürü üstüne ayağa kaldı ve 17. Devletimiz kuruldu. Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman ve Mustafa Kemal Atatürk hepsi bizim değerimiz…Yarıştırmak karşılaştırmak yanlış… Ben yanlışları ve doğruları ile bulundukları dönemlerin şartlarıyla değerlendirerek hepsine saygı duyuyor ve değer veriyorum. Hepsi bizim… Artık kabullenin… Atatürk bir İtalyan subayı değil… Osmanlı Devletinde Subay ve Türkiyenin kurucusu… Bu cümlem umarım ne demek istediğimi anlatmıştır…

TULPAR Sivil Savunma Arama Kurtarma…

Önemli bir bilgi ve duyuruyu sizlerle paylaşmak istiyorum. Ülkemizde bu yıl afet eğitim yılı ilan edildi. Bu nedenle devlet kurumları bu tür sivil toplum kuruluşlarını destekliyor ve önem veriyor. Bazıları bunu siyasi ranta bazıları ise başka çıkarlara dönüştürmeye başladı… Afetin siyaseti, dini, dili, parası, olmaz… Bunu yaparken de kendilerini vatan sevdalısı gibi göstermekte de üstlerine yok doğrusu… Aman dikkat edin içinde bulunduğunuz yapı gerçekten halka mı hizmet ediyor yoksa birilerinin çıkarlarına mı iyi analiz edin. Sorun, sorgulayın… Bu süreçleri yaşamış ve her daim karşı durmuş bir sivil savunma ve arama kurtarmacı olarak  aynı durumları yaşayan dostlarla bir araya gelerek bağımsız, tarafsız asla çıkar gütmeyecek bir yapılanma kurduk. Yaşadığımız kötü tecrübeleri yaşatmayacak bir yapı inşa ettik. Tecrübe olarak eski ama dernek olarak yeniyiz. Derneğimizin adı Tulpar Sivil Savunma Arama Kurtarma Gençlik Spor ve Sosyal Dayanışma Derneği. Derneğimiz sivil savunma ve arama kurtarma alanında eğitimler verecek bunun yanı sıra gençliği spora teşvik edek kulüplerimizi de kurmaya başladık. Okçuluk, Doğada Yaşam, Kampçılık, Offroad, Satranç Kulüpleri ile gençleri hem etkin hem de ülke genelinde yaşanacak acil durum yahut afetlere karşı hazırlama bilinci ile hareket edecek. Sosyal medyada @tulparsivilsavunma adıyla ulaşabilirsiniz. Bu sivil toplum yararına faaliyet gösterecek derneğimize herkes davetlidir. Gelecek herkese kapımız açıktır.

Selam ve dua ile …

 

 
Etiketler: GÜNDEME, DAİR, ve, TULPARS,
Yorumlar
Haber Yazılımı