Yazı Detayı
12 Kasım 2019 - Salı 10:57 Bu yazı 1167 kez okundu
 
KAYBETTİK İNSANLIĞIMIZI
Cengiz Doğan
 
 

Bizimkiler ile aile kavramının önemini anlardık, Perihan Abla’yı ve Mahallenin Muhtarlarını izler hem sevmenin hem komşuluğun hem de dostluğun ne demek olduğunu anlardık. Sonradan çıktı vurdulu kırdılı diziler, kimin ne iş yaptığını bilmediğimiz ama her birinin ultra lüks yaşam sürdüğü o dizilerin kahramanları. Mahalle kültüründen rezidans kültürsüzlüğüne taşındık son 20 yılda. Daha güvenli olduğunu düşündüğümüz yüksek katlı kalabalık binalarda yaşamaya başladık ancak o kalabalığa rağmen ne komşumuzu tanıdık ne de bir dostumuz oldu. Dört duvar arasında yalnızlığa itildik farkında olmadan daha kötüsü bu yalnızlık için yüzbinlerce lira para ödemek zorunda bırakıldık.

Metroya beş dakika, havalimanına on dakika diye pazarlandı bize bu yalnızlık senfonisini çaldıracak olan beton yapılar. Mahalle arasında top koşturan çocuklar yoktu artık onların rahatsız eden sesi de… Çocukların o kuş cıvıltısı gibi seslerini özleyeceğimizi fark ettiğimizde iş işten geçmişti artık.

3+1’lerden 2+1’lere sonrasında 1+1 lere ve 1+0’lara döndü hayat. 100 metrekarelerden 30 metrekarelere düşürdük ev denilen yaşam alanımızı. Bir nevi modern cezaevi hayatı sunuldu bize ve biz bunun için tüm birikimlerimizi o binaları satanlara verdik.

Kentsel Dönüşüm’ü Kentsel Kültürsüzlüğe geçişe çevirdik.

Komşuluğu kaldırdık, komşuluk yardımlaşmayı ortadan kaldırdı, yardımlaşmama yalnızlığa giden tek kişilik bileti verdi elimize. Bu yalnızlık iç dünyamızda daha bir öfkeli yaptı bizi. Kimse kimseyi tanımadığı için hoşgörüyü kaldırdık. Trafikte en küçük tartışmada taşlı sopalı kavgalara girmekten çekinmedik. Yolda yürürken ‘yan baktın’ diye kimimiz bıçağa sarıldı kimimiz tabancaya.

Tanımadığımız insanlara iftira atmayı maharet saydık. Çünkü böylece kendi yalnızlığımızı unutturacağımızı düşündük. Bu yalnızlık bir müddet sonra bir yerlere ait olma duygusunu getirdi. Öyle ya insanoğlu sosyal bir varlıktı. Bir siyasi partide aradık yalnızlığımızı ortadan kaldıracak reçeteyi, bir takımın taraftarı olmada. Buralarda kendimizi gösterme isteği fanatizme itti bizi. Bir hatayı bir başka hatayla örtmeye çalıştık sonrasında.

Her birimiz Çukur dizisinin kahramanı sanmaya başladık kendimizi. Bizden olmayan senaryolarla çekilmiş aynı kıza iki kardeşin aşık olduğu ama babalarının o kızla evlendiği Bilmem Kim Hanım’ın kızları dizisine reyting rekorları kırdırdık. Her türlü ahlaksızlığı dizilere reyting yaparak baş tacı yaptık. Bir müddet sonra kanıksadık bu ahlaksızlıkları.  

Eskiden cenaze evinde bir hafta yemek pişmez komşular kendi pişirdikleri yemekleri cenaze evine götürürdü. Şimdi cenazelerde acısını yaşayan aileden yemek bekler olduk.

Eskiden mahallede biri dara düşse, hastası olsa herkes seferber olur karınca kararınca ona maddi destek sağlamaya çalışırdı. Şimdi kafamızı çevirip görmemezliğe vurmayı tercih ettik.

‘Başka İstanbul’ yok düşüncesinden hareketle sadece para kazanmaya odakladık kendimizi. Üstelik bu parayı kazanırken esnaf Ahilik geleneğini unuttu, doktor Hipokrat yemini, memur devlete verdiği sözü… ‘Para gelsin de nasıl gelirse gelsin’e döndü iş.

Dikine binalar yaptık yol yapmayı unuttuk.

Dikine binalara insanları yerleştirdik, insanlığı yerleştirmeyi unuttuk.

Siyaseti yozlaştırdık, rakibe eleştiri ile iftira, hakaret ve çamur atmayı karıştırdık.

Kanserli bir hücre gibi tepedeki bu dil çok çabuk yayıldı aşağıya…

İki farklı düşüncedeki insan birbiriyle konuşamaz oldu. Birisinin acısını diğerinin sevinci haline geldi.  

Üç dört kişilik çekirdek aile de bile bireyler uzaklaştı birinden. Herkes sanal komşu, sanal arkadaş arama derdine girdi. Evde sohbet yerine herkes elindeki telefonla tanımadığı insanlarla yazışmayı tercih eder hale geldi. Evde anne karnımız acıktığında, baba harçlığımız bittiğinde aklımıza geldi. Kardeşimiz olduğunu ondan bir şey isteme ihtiyacı hissettiğimizde hatırladık.

Dini Bayramları tatil olarak gördük, Milli Bayramlardan uzaklaştık. Bizi biz yapan değerlerin hepsini elimizin tersiyle bir kenara ittik. Komşu komşunun külüne muhtaçtı oysa biz  atalarımızın bu çok büyük anlam taşıyan sözünü de unuttuk.

Kaybettiğimiz insanlığı yeniden bulmak ümidiyle…

 
Etiketler: KAYBETTİK, İNSANLIĞIMIZI,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
08 Temmuz 2021
UCUZ KAHRAMANLIK YAPMAYIN
39 Okunma.
20 Haziran 2021
ŞAMPİYONAYA MI, TATİLE Mİ GİTTİNİZ?
159 Okunma.
22 Mayıs 2021
SANA AŞI VAR BANA AŞI YOK!
187 Okunma.
13 Nisan 2021
A SOSYAL MEDYA
233 Okunma.
05 Nisan 2021
YANGINDA İLK KURTARILACAK
234 Okunma.
18 Mart 2021
ATATÜRK’SÜZ ÇANAKKALE NE GÜZEL DEĞİL Mİ!..
207 Okunma.
27 Şubat 2021
HAK ARARKEN CEZALANDIRMAYIN
217 Okunma.
08 Ocak 2021
ÜVEY EVLAT YEREL BASIN
218 Okunma.
30 Aralık 2020
VAHŞETTEN RANT BEKLENTİSİ!
242 Okunma.
27 Aralık 2020
BİR YALNIZLIK ŞARKISI
134 Okunma.
12 Aralık 2020
NEDEN CESARETSİZLER?
219 Okunma.
01 Aralık 2020
İKİ TACİZ İKİ KÖR BAKIŞ
232 Okunma.
23 Kasım 2020
ADAM ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS
319 Okunma.
08 Kasım 2020
VATANDAŞIN SESİ OLMAK
246 Okunma.
03 Kasım 2020
SEN NE YAPTIN?
320 Okunma.
09 Ekim 2020
DEVLETİN MEMURU OLMAK
397 Okunma.
18 Eylül 2020
19 EYLÜL’DE DEĞİL HER GÜN HATIRLAYIN
358 Okunma.
11 Eylül 2020
PERŞEMBENİN GELİŞİ
278 Okunma.
15 Ağustos 2020
AVM AÇIK OKUL KAPALI
590 Okunma.
11 Ağustos 2020
CESARET Mİ APTALLIK MI?
244 Okunma.
09 Ağustos 2020
ŞAK DİYE…
668 Okunma.
12 Temmuz 2020
PARANLA REZİL OLMA DURUMU
768 Okunma.
06 Temmuz 2020
BANA HAK SİZE MÜSTEHAK
443 Okunma.
25 Haziran 2020
BİTMEYEN 48 SAAT
742 Okunma.
18 Haziran 2020
KOLTUĞUN HAKKINI VERMEK
371 Okunma.
05 Haziran 2020
BİR NESLİN BİTMEYEN ÇİLESİ?
342 Okunma.
03 Haziran 2020
SONUNU GETİREMEDİK
253 Okunma.
26 Mayıs 2020
MASKE AKSESUAR DEĞİL
320 Okunma.
24 Mayıs 2020
AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFA DEĞİL ‘OY’A BAKILIR
307 Okunma.
14 Mayıs 2020
UNUTMA MALTEPE
394 Okunma.
10 Mayıs 2020
İKİ NOKTAYA DİKKAT
370 Okunma.
10 Mayıs 2020
HEYECANI KAYBETMEMEK GEREKLİ
297 Okunma.
06 Mayıs 2020
YETER Kİ İSTESİN İNSAN
527 Okunma.
29 Nisan 2020
BÖYLE VİRÜSTEN KORUNMAZ
392 Okunma.
21 Nisan 2020
GÖZLERİMİ KAPARIM MAAŞIMI ALIRIM
395 Okunma.
16 Nisan 2020
MUHTARLAR DA VİRÜSLERE KARŞI SAVUNMASIZ
1091 Okunma.
12 Nisan 2020
APTALLIK, AÇGÖZLÜLÜK, KORKAKLIK, NANKÖRLÜK
477 Okunma.
24 Mart 2020
VİRÜSÜN GÖR DEDİĞİ
537 Okunma.
21 Mart 2020
SOSYAL BELEDİYECİLİK VE SEVGİ SÖYLEMİ
354 Okunma.
19 Mart 2020
HAYDİ MALTEPE BELEDİYESİ…
408 Okunma.
12 Mart 2020
MALTEPE BELEDİYESİ İYİ GÜN DOSTUMU?
625 Okunma.
06 Mart 2020
BİR ÜZÜNTÜ BİR SEVİNÇ
314 Okunma.
01 Mart 2020
BİRLEŞTİRİCİ BİR DEVLET DİLİ
315 Okunma.
18 Şubat 2020
MESELE TÜRBAN DEĞİL SORUMLULUK BİLİNCİ
397 Okunma.
02 Şubat 2020
'ETİ'K ENKAZ ALTINDA KALDI
429 Okunma.
16 Aralık 2019
ELİ İŞTE GÖZÜ OYNAŞTA
877 Okunma.
01 Aralık 2019
PUSUDA BEKLEMEK!
537 Okunma.
18 Kasım 2019
ÇÖZÜME DAİR Mİ ANIYA DAİR Mİ?
704 Okunma.
07 Kasım 2019
RUH BAŞKA BİR ŞEY
421 Okunma.
01 Kasım 2019
DÖN BABA DÖNELİM
509 Okunma.
29 Ekim 2019
BİRİ HARİÇ...
431 Okunma.
24 Ekim 2019
MALTEPE’NİN ‘KORKMAZ’I
453 Okunma.
16 Ekim 2019
ADALET VE GÜVEN
503 Okunma.
10 Ekim 2019
KOL KIRILIR YEN İÇİNDE KALIR
782 Okunma.
02 Ekim 2019
ÇEKMESENE KARDEŞİM
491 Okunma.
09 Eylül 2019
HAYIRLI OLSUN
908 Okunma.
08 Ağustos 2019
HAKLININ YANINDA OLMAK
585 Okunma.
05 Ağustos 2019
YAPTIM OLACAK
487 Okunma.
24 Temmuz 2019
SALLA Bİ MESAJ ORTAYA KARIŞIK OLSUN
612 Okunma.
18 Temmuz 2019
KOLTUK SALLANDI
857 Okunma.
02 Temmuz 2019
ÇALIŞTAYIM VAR!
658 Okunma.
25 Haziran 2019
HERKES KENDİ İŞİNİ YAPACAK
627 Okunma.
23 Mayıs 2019
GÜCÜN BÜYÜSÜ VE HATA
803 Okunma.
11 Mayıs 2019
Bir Cenaze İki Sonuç Vefa-Vefasızlık
1060 Okunma.
04 Mayıs 2019
Bugünlerin Yarını da Var
626 Okunma.
22 Nisan 2019
Hükümet, bürokrasi ve vatandaş...
624 Okunma.
18 Nisan 2019
Ağustos Böceği İle Karınca
759 Okunma.
15 Nisan 2019
Yine Yeni Yeniden Maltepe Ekspres
1087 Okunma.
15 Nisan 2019
Son Söz Seçmende
455 Okunma.
Haber Yazılımı