Yazı Detayı
04 Nisan 2022 - Pazartesi 21:16
 
KAZANANI YOK!
Tülin Sezer
 
 

 

Savaş ve çatışmaların insan kaybı, ekonomik kayıplar, mülteciler gibi olumsuz etkileri saymakla bitmez. Hiç kimsenin yararına olmayan çatışmanın devam etmesi ortak geleceğimizden kopartılan bir değerdir.

Bombardımanlarla kullanılamaz hale getirilen altyapı, yok edilen ormanlar, verimsizleştirilen topraklar, radyoaktif kirlilik, kirletilerek kullanılamayacak hale getirilen yer üstü ve yeraltı su kaynakları, insan kayıpları, hatta göçler…

Bundan 8 yıl önce Kırım'ın işgaliyle başlayan süreç bugün bütün Ukrayna'nın işgaline yönelik Rusya saldırısıyla çok daha korkunç bir hal almıştır. Rusya daha önce birçok kez yaptığı gibi bugün de bir kez daha uluslar arası hukuku, diplomasiyi ve antlaşmaları ayaklar altına almıştır.

Şehirleri bombalayarak Ukrayna topraklarında Kırım'dan gelerek ilerlemeye başlayan Rusya, sadece Ukrayna değil bütün dünya için felaketin başlandığı bir gün olarak görülmekteydi.

Rus birliklerinin tanklarla Ukrayna'nın başkenti Kiev'e her an girebileceği ihtimaline karşı halk barikatlar kurarak ve hendekler kazarak düşmanla mücadele etmeye çalışırken, kentteki bir inşaat alanında, Rus tanklarının girişini engellemek amacıyla dev hendekler kazılıyor, İnşaat işçileri ve yerel halk, Rus birlikleriyle çatışmaya hazırlık için dikenli tellerle örülü barikatlar kurmak üzere hummalı bir çalışma yürütüyordu.

Ülkenin önde gelen inşaat şirketlerinden biri, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından 3 milyonu aşkın nüfusa sahip başkenti korumak üzere harekete geçmişti. Bir şirket, Kiev’i korumak için yönettiği inşaat sahalarını savunma hattına çevirmişti.
Birçok kişi de yardım etmek için gönüllü oldu.

Kentte savunma birlikleri oluşturulduğu ve birçok yerde kontrol noktalarıyla sığınaklar kurulduğu, yedek asker olarak görev yapan birçok Kievlinin de silahlanarak savaşa hazır halde beklediği belirtildi.

Ukrayna’nın farklı kentlerinde de birçok kişi Rus askerlerinin ilerleyişini durdurmaya çalışan orduya destek amacıyla sivil savunma birlikleri kurdu. Ayrıca bağımsız milis güçler de Rus askerleriyle çatışmalara katıldı.
Ukrayna’daki direnişin, özellikle kent merkezlerinde Rus birliklerin ilerleyişini yavaşlattığı söyleniyor.

Ukrayna’da yaşayan Kırım  Tatarlarının  takdire şayan direnişini sosyal medyadan takip ediyorum.

Kırım Tatarları, Kırım yarımadası ve Ukrayna'nın bozkır kesimlerinde oluşan Türk kökenli Ukrayna'nın yerli halkıdır.

Kırımdan sığınmacı olarak sadece çocukların ve kadınların geldiğini gözlemliyorum.

Tüm erkekler savaşta…  Kadın ve çocuklarla beraber bir erkek bile Türkiye ‘ye gelmedi.

Hepsinin eşleri savaşta, sadece kadınlar ve çocuklar olarak Türkiye’ye geldiler, kalpleri orada kaldı. Ukrayna halkı çok barışçıl. Onlar kimsenin toprağına girmezler ama onların toprağına girdiler ve kimse kaçmadı. Herkes toprağı için mücadele ediyor ve Ukrayna’yı vermeyecekler.

Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları 1 aydan uzun süredir devam ediyor. Diğer taraftan, İstanbul'daki müzakereler sonrası, Rusya'nın "bazı bölgelerde çatışmaların azaltılacağına" yönelik açıklamasının, sahaya yansımadığı görülüyor.

Rusya ve Ukrayna arasında devam eden savaş Türkiye kamuoyunda gözleri 10 yıldır devam eden Suriye savaşının mağdurlarına çevirdi.

2011’de Suriye’de çıkan iç savaş sonrası ülkelerini terk ederek Türkiye’ye sığınan Suriyeli mülteciler, zaman zaman ırkçı ve fiziksel nefret söylemlerine maruz kalmaya devam ediyor. Ülkede yaşanan her türlü krizin nedeni olarak hedef gösterilen Suriyeli mülteciler bu kez ise Ukrayna-Rusya savaşı üzerinden bir nefret söylemi ile karşı karşıya kaldı.

Çoğunluğu sosyal medya üzerinden yürütülen nefret kampanyasında Rusya işgali karşısında silahlanarak savaşan Ukraynalı kadınların olduğunu, ancak Suriyeli erkeklerin savaşmak yerine kaçarak Türkiye’ye sığındıkları ifade edildi.

 
Etiketler: KAZANANI, YOK!,
Yorumlar
Haber Yazılımı