03 Nisan 2026 - Cuma
ABD NİN YOL AYRIMI VE TÜRKİYE NİN FIRSATLARI
.
Yazar - Gölge Adam
Okuma Süresi: 6 dk.

Gölge Adam
-
ABD, İran savaşında istediği sonucu alamadı ve hem körfez ülkelerinde ki askeri üsleri hem de uçak gemileri Çin in ve Rusya nın yardımıyla İran tarafından çok kolay vuruldu. Rusya ve Çin uydu istihbaratı ve balistik füzeler vererek İran a yardım etti.
ABD, Ukrayna savaşıyla Rusya yı yıpratarak masada yapacağı anlaşmayla Rusya yı Çin den koparıp kendi yanına çekme politikasında da başarılı olamadı.
ABD, İran, Çin ve Rusya ittifakını dağıtma ve Çin i yalnız bırakarak zayıflatma politikasında başarılı olamadı ve bu konuda NATO da ki Avrupa ülkelerinden de destek alamadı, İsrail ile kurduğu ortaklıkta başarılı olamadı.
ABD, ÇİN i yenmek için İsrail ve NATO da ki Avrupa ülkelerinin çok yetersiz kaldığını İran savaşında İran dan hem ABD hem de İsrail kötü bir dayak yedikten sonra yaşayarak daha iyi öğrendiler.
ABD ve İsrail, İran a çok zarar verdiler ama yedikleri çok kötü dayakla da dünya ya rezil oldular, kibirli konuşan ağızları ve havada gezen burunları dayaktan sonra dağıldı, moraller bozuldu.
ABD küçük lokma gördüğü İran ı yutamadığı için büyük lokma Çin i yutamayacağını da net olarak gördü.
ABD şimdi İsrail ve NATO da ki Avrupa ülkelerinin yetersizliğini anladıktan sonra Türkiye ile yeni anlaşmalar yaparak yola devam etmesinin tek seçenek olarak kaldığı sonucuna vararak Türkiye ile Boğazlarda ve Adana da iki yeni NATO Karargahı kurmak için harekete geçti. ABD, Türkiye nin çıkarlarını da gözeterek, Türkiye ile yeni stratejik anlaşmalar yapmanın kendisi için hayati öneme sahip olduğunun farkına vardığı için Türkiye ye karşı beslediği terör örgütlerine olan desteğini de geri çekti. Türkiye nin yeni askeri sanayi gücü ABD ile karşılıklı çıkara dayalı yeni stratejik anlaşmalar yapmasında en önemli faktör oldu.
ABD ve İsrail, İran savaşıyla güç ve itibar kaybetti. Rusya, Ukrayna savaşıyla ekonomik olarak yıprandı ve bir milyonun üzerindeki asker kaybıyla iyice zayıfladı ama Çin, İran a verdiği yeni nesil balistik füzelerini test ederek askeri teknolojide yeni geliştirdiği silahların gücünüde kanıtladı ve Türkiye sürekli yeni silahları test ederek envantere aldığı gelişen askeri teknolojisiyle de gücünü ispatladı. İran savaşı Türkiye ve Çin in istihbarat, politik ve askeri teknoloji olarak yükselen gücünü de iyi takip ederek anlayanlara gösterdiği için özellikle ABD, Rusya, İngiltere ve Çin Türkiye ile diplomasi trafiğini yoğunlaştırdı ve Türkiye ile yeni stratejik anlaşmalara da kapı açtı.
İran savaşıyla birlikte NATO kendi arasında ki çıkar çatışmalarıyla ne kadar dağınık ve zayıf olduğunu gösterdi zaten yıllardır müttefiki Türkiye ye karşı terör örgütlerini beslediği için kaypak ve güvenilmez bir ittifak olduğunu dünyaya kanıtlamıştı ve bu durum İran savaşıyla netlik kazandı.
ABD sürpriz bir hamle yaparak NATO dan ayrılıp Türkiye, Güney Kore, Japonya ve Ortadoğu ülkeleriyle yeni bir ittifak kurabilir.
Türkiye elbette ABD tarafından kendisine tek taraflı uygulanan bütün haksızların ortadan kaldırılmasını ve karşılıklı adil çıkarların korunmasını sağlamadan ABD ile yeni bir yola asla çıkmayacaktır çünkü uluslararası diplomaside ekonomik gücü iyi olanın değil silah gücü iyi olanın sözü geçerlidir.
Ekonomik gücü iyi olanın masada sözü geçseydi dünyanın en zengin petrol ve doğalgaz yataklarına sahip ekonomik geliri trilyonlarca dolar olan İran, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt ve yıllardır dünyanın en zengin petrol yataklarını kullanmasına izin verilmeyen Venezuela gibi ülkelerin hepsi Süper Devlet olurdu ve petrole muhtaç ülkelerin hepsi de orta sınıf sıradan ülkeler olurdu.
Dünyanın gerçeklerine baktığınız zaman bir gram petrolü olmayan ama silah teknolojisi gücü yüksek Avrupa, Japonya, Güney Kore, Çin gibi ülkelerin çok zengin ve güçlü olduğunu görüyoruz. ABD nin kısıtlamış olmasına rağmen bazı zengin ve güçlü ülkelerin ileri teknoloji silah Projeleri her zaman üretilmeye hazır bekletiliyor.
Dünya Hegemonyasında ki güç savaşlarıyla birlikte özellikle Türkiye stratejik konumuyla , Karadeniz ve Anadolu da ki yeni enerji kaynaklarıyla, Afrika da ki 38 ülkeyle yaptığı ekonomik ve askeri işbirliğiyle, diplomaside ki başarısıyla kurduğu Suudi Arabistan - Pakistan- Türkiye arasındaki petrol - nükleer güç - yüksek askeri teknoloji birleşiminden oluşan ittifakıyla, Zengezur Koridorunun açılmasıyla birlikte İpek Yolu Ticaretini canlandırıp kontrol edecek güce sahip Türk Devletler Teşkilatıyla ve sürekli gelişen askeri teknolojisiyle Yükselen Güç olarak daha da önem kazanıyor ve 21. Yüzyılda ortaya çıkan bölgesel savaşlarla birlikte tarihin getirdiği yeni koşullar ve yeni fırsatlar Türkiye yi daha güçlü ve daha zengin bir ülke olmanın ötesine taşıyarak dünyanın yeni Süper Gücü olmaya mecbur ediyor.
... Alıntıdır...
Yorumlar (0)
Tüm Yazıları