07 Şubat 2026 - Cumartesi

TÜRKİYE NİN ÖNGÖRÜSÜ 13 KAT BÜYÜMEK 13 KAT ZENGİNLEŞMEK

.

Yazar - Gölge Adam
Okuma Süresi: 8 dk.
Gölge Adam

Gölge Adam

-
Takip EtGoogle News

Osmanlı nın büyük alimi Merkez Efendiye daha öğrencilik yıllarında soruyorlar, şu anda toplumda ve ülkede yaşananlar hakkında nelerin değişmesi gerekir, keşke şöyle olsaydı diyebileceğin neler var.? Diğer öğrencilerin hepsi şunlar değişseydi daha iyi olurdu tarzında cevaplar veriyorlar sadece Merkez Efendi tek cevap veriyor " Her şey olması gerektiği gibi her şey kendi merkezinde mükemmel devam ediyor" diyor.!!

Türkiye gibi kökeni milattan önceye dayanan binlerce yıllık devlet ve millet geleneğine sahip ulusların yıkılışı yok olmak değil yenilenip yeni bir isimle yola devam etmektir tıpkı Göktürk İmparatorluğundan sonra gelen 16 büyük Türk İmparatorluğu gibi... Selçukludan sonra Osmanlı ve Osmanlı dan sonra Türkiye gibi.. 

Dünya da yıkılmaz, olmaz olamaz, mümkün değil, komplo teorisi diye bir kavram olamayacağını tarih binlerce yıldır yazıyor.!! 

Türkiye gibi kadim devletler gelecekle ilgili planlarını yaparlar ama ayrıntıları açıklamazlar çünkü düşmanlar önlemek için tedbir alır bu yüzden bitirdikten sonra ayrıntıları kamuya anlatırlar.. Yerli silah üretimindeki planlarınıda devlet önceden açıklamadı bitirdikten sonra kamuya anlattı. Sırlar sizin güvenlik kalenizdir.!! 

Türkiye de yerli sivil savunma sanayisinin ileri teknoloji silahları karada, havada, denizde 2016 yılından itibaren başdöndürücü bir hızla üreteceğini, her ay yeni üretilen silahların test edilişini tv lerden izleyeceğimizi, iha ve siha larda dünya lideri olacağımızı yıllık 40 milyar dolar silah ihracatına ulaşacağımızı 2015 yılında birileri çıkıp söyleseydi, her şeye belge isteyen akademisyenler ve siyasi uzmanlar bunlar komplo teorisi, mümkün değil, böyle bir şey olmaz olamaz diyerek şiddetle karşı çıkacaklardı.. Batının aşıladığı Öğretilmiş Çaresizlik her zaman çok iyi çalışır.. Muhalefet önce olmaz olamaz diyordu batının Türkiye nin yerli silah sanayisini övdüğünü gördükten sonra inandı ama şimdi bunları yapmaya ne gerek var hazır alsak daha iyi moduna geçerek Türkiye üzerinde yıllardır oynanan oyunları yine görmezden geldiler. Türkiye nin 50 yıllık terörle mücadelesinde batının Türkiye ye silah satmadığını, kıbrıs barış harekatından sonra silah ambargosu uyguladığını, batının ve batıyla müttefik bazı arap ülkelerinin ve İran ın Türkiye yi içerden bölüp parçalamak için terör örgütleriyle, uyuşturucu çeteleriyle, kara para aklayan çetelerle, kaçakçılık örgütleriyle, bazı sivil toplum kuruluşu dernek ve vakıflarla, toplumu ahlaki ve zihinsel olarak çürütmek için ilkokul çocuklarına kadar hedef aldıkları sosyal medya içerikleriyle Türkiye ye karşı yıllardır asimetrik savaş yürüttüklerini sadece devlet görüyor, biliyor ama muhalefet ve akademisyenler, uzmanlar toplumsal olayları hep özgürlük ve modernlik olarak yıllardır savunuyorlardı fakat artık bıçak kemiğe dayandı,  uyuşturucu, çocuklara kadar varan cinsel istismar ahlaksızlığı ve ergen cinayetleri çığ gibi büyüdü toplum çektiği acılarını çığlık atarak dile getirmeye başladı, çok geç ve çok güç oldu ama herkes uyandı .!! İşte bu yüzden belge olmadan öngörü sahibi olmak çok değerlidir, başına gelmeden önlem almak acıyı önceden görmek ve acıları yaşamadan yoluna devam etmek için ÖNGÖRÜYÜ bir önleyici tedbir ve bir SİGORTA olarak kullanabilmek devletler ve toplumlar için hayati önem kazandı.!! Aksi halde felaketleri yaşayıp belgelemek ve bu belgeleri kullanan akademisyenlere TEZ, DOKTORA, PROF ünvanları için malzeme olmak ülkeyi, toplumu devleti kurtarmaz, ateş düştüğü yeri yakıp kül etmeden bilgi sahibi olup sonra fikir üretip, fikirden çare üreterek bilimsel düşünce yoluyla belge olmadanda olacakları önceden ÖNGÖRÜYLE tespit edebilirsiniz.!! Arabayı da, uçağıda, cep telefonuda dahil sanayi ürünlerinin hepsini bilgili insanlar önce fikir olarak öngördüler sonra bilimsel düşünceyle geliştirip, deneylerle ürettiler.!! Yani belgeyle yola çıkmadılar.. Dünyada denizaltı yokken denizaltı da ilk defa bir romanda fikir olarak kullanıldı.!! 

Türkiye sanayide inanılmaz büyük bir Öngörü Projesi başlattı. 
Türkiye de sanayi bakanı yaptığı açıklamada şu anda mevcut Organize Sanayi Bölgelerinin 13 katı büyüklüğünde yeni Organize Sanayi Bölgelerinin kurulması için planlama yapıldığını, bütçe ayrıldığını yakında inşaatın başlayacağını müjdeledi. Türkiye mevcut üretim kapasitesini 13 kat büyütmek ve 13 kat zenginleşmek için harekete geçti. Türkiye 13 kat büyüklükteki bir sanayi inşaatını yaparken gelecek yıllarda dünyanın ve kendisinin ihtiyaçlarını öngörerek Hangi Sanayi Ürünlerinin (savunma sanayide dahil) kendi imkanları dahilinde üretilmesi gerektiğini planlamadan böylesine 13 KAT BÜYÜKLÜKTE DEV BİR MİLLİ SANAYİ HAMLESİNİ başlatması mümkün değildir.!! 

Türkiye nin Ortadoğu da yeni dünya düzeninde üretim ve enerji merkezi olacağını ve bölgenin idaresini alarak yeni bir rol üstleneceğini ve çok zenginleşeceğini daha önceki yazılarımızda öngörmüştük.. Zenginleşme yolunda elbette düşmanlar boş durmayacaktır türlü engeller çıkaracaklardır işte bu engelleri kolay aşmak ve hedefe daha hızlı ulaşmak için Türkiye önce yerli silah sanayisini geliştirdi sonra sivil sanayinin ihtiyaç duyduğu  enerji yatırımlarını geliştirdi ve geliştiriyor şimdide Yerli silah sanayisinden elde ettiği teknolojik birikimi sivil sanayide kullanarak iğneden ipliğe kadar her şeyi yerli olarak üretmeye başlayacak ve çok güçlü ve zengin bir ülke olacak ve insanlar Türkiye vatandaşı olmak için Türkiye ye akın edecekler.. Önceki yazılarımızda bunları öngörmüştük.. Hepsi sırayla olması gerektiği gibi gerçekleşiyor.

Dikenleri gördüyseniz umutsuzluğa kapılıp geri dönerseniz çok şey kaybedersiniz , bu dikenli engeller aslında sizin hayallerinizdeki Gül Bahçesine bir kaç adım uzaklıkta olduğunuzu ve hedefe çok yaklaştığınızı müjdeliyor.!!

İbnül Arabi Hz. Osmanlı Devleti kurulmadan yıllar önce Devleti Osmaniyye kitabını yazdı ve 36 padişahın hangi tarihlerde devleti yöneteceğini, hangi siyasi başarı ve başarısızlıkları yaşayacağını yazdı.!! Doğum ve ölüm arasında sadece anayol vardır ve anayoldaki kaçınılmaz gerçekler ile bu gerçekleri değiştirmeyen sizin karar verip tercih ettiğiniz ara sokaklar arasında ki yaşantılarınızdan sonra tekrar anayola çıktığınız bir kader yolculuğu vardır. Mutlak kader kaçınılmaz gerçeklerdir, verdiğiniz karar ve yaptığınız tercihler ise cüzi kaderinizdir. 

Merkez Efendi nin dediği gibi " Her şey olması gerektiği gibi ve her şey kendi merkezinde kusursuz gerçekleşiyor".!! 

Büyük güçlerle işbirliği yapabilirsiniz ama kaderinizi kimseye teslim edemezsiniz, kendi gücünüzü elinizde tutup ihtiyaçlarınızı belirleyip kendi geleceğinizi realiteye dayanan öngörünüzle planlamak zorundasınız.!! Gücün sınırı asla yoktur olsaydı şimdi teknoloji çağında değil hep taş devrinde yaşardık.!!

Kaderde eğer, keşke diye bir şey yoktur, diyenler aynı imtihanları ders alıp öğrenip kabul edene kadar tekrar tekrar yaşarlar.. Kadere teslim olanlar, olup bitene takılmadan, ders alıp öğrenerek daima önüne bakarak hayata tutunarak, açılan yeni fırsat kapılarından çok hızlı yükselirler.!!

... Alıntıdır...

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları