FUAR DEĞİL, KAYSERİNİN ÇOCUKLUĞUNU YENİDEN AÇTILAR
.

Mehmet Talaslı KURUMSAL GELİŞİM MİMARI
-Kayseri'de fuar yeniden açıldı.
Adı Fuar38.
Otuz sekiz gün sürecek.
Kayseri'de bir işe plaka kodu eklenmezse sanki ruhsat verilmiyor. İki gün eksik olsa Sivas'a, bir gün fazla olsa Kırşehir'e ayıp olurdu!
Cumhuriyet Meydanı'ndan nostaljik minibüsler hareket etti.
Arabalar klasik.
Kıyafetler doksanlardan.
Çığırtkanlar işbaşında.
Bir tek mazot fiyatı nostaljik değildi.
O, maşallah, birkaç kuşak sonrasından gelmişti!
Fuar alanına akın eden çocuklar lunaparka, gençler telefonlarına, babalar ise çocukluklarına baktı.
Dedeler de nostaljinin değişmez cümlesini kurdu:
"Güzel olmuş ama eskisinin tadı başkaydı."
Çünkü nostaljinin değişmez kuralıdır:
Bugün ne kadar güzel olursa olsun, dün mutlaka biraz daha güzeldir.
Kayseri Anadolu Fuarı 1967'de açılmıştı. İlk yılında yarım milyondan fazla insan ziyaret etmişti.
Sosyal medya yoktu.
Fenomen yoktu.
Takipçi yoktu.
İnsanlar fuara gittiklerini göstermek için değil, fuarı yaşamak için giderdi. Hatıralar telefonda değil, insanın içinde saklanırdı.
Bataryası bitmezdi.
Hafızası dolmazdı.
Eski fuar yalnızca lunapark değildi.
Esnaf ürününü sergiler, sanayici kendini tanıtır, aileler birlikte gezerdi. Çocuklar pamuk şekerle, gençler birbirleriyle tanışırdı.
Dolmuşlar insan taşırdı.
Fuar ise bütün şehri aynı hatıraya taşırdı.
Zengini de giderdi, dar gelirlisi de...
Çocuğu eğlenir, yaşlısı dinlenir, genci sevdiğini uzaktan görüp eve mutlu dönerdi.
Kimseye girişte banka hesap özeti sorulmazdı.
Sonra fuar eskidi.
Biz yenilemek yerine kapattık.
Çiçeği sulamadık, ardından "Niye kurudu?" diye şaşırdık.
Önce ilgisiz bıraktık.
Sonra işlevini kaybetti dedik.
Ardından kapısına kilidi vurduk.
Bizim bazı şehircilik hikayelerimiz böyledir:
Önce hatırayı kaldırırız.
Yerine bina yaparız.
Sonra o binaya kaldırdığımız hatıranın adını verir, geçmişi koruduğumuzu düşünürüz.
Alan boş bırakılmadı elbette.
Spor merkezi, kongre salonu, müze ve park yapıldı. Bunlar değerli işlerdi; emeği geçenlerin hakkını teslim etmek gerekir.
Ama şehir yalnızca binalardan oluşmaz.
Şehrin salonu kadar sohbeti, yolu kadar alışkanlığı, parkı kadar ortak hatırası vardır.
Biz alanı değerlendirdik.
Geleneği değerlendiremedik.
Mekan kaldı.
Ruhu dağıldı.
Şimdi Kocasinan Belediyesi, o eski hafıza sandığını yeniden açtı.
İçinden nostaljik minibüsler, klasik otomobiller, doksanların kıyafetleri ve eski şarkılar çıktı.
En önemlisi...
Kayserilinin çocukluğu çıktı.
İşte bu noktada Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar'ı ve gece gündüz emek veren ekibini yürekten kutlamak gerekiyor.
Çünkü yapılan iş, sıradan bir etkinlik düzenlemekten ibaret değil.
Bu, şehrin hafızasına gösterilen saygıdır.
Çocuklarla büyükleri, bugünle geçmişi, eğlenceyle aidiyet duygusunu aynı alanda buluşturan örnek bir belediyecilik uygulamasıdır.
Başkan Ahmet Çolakbayrakdar yalnızca fuarın kapılarını yeniden açmadı.
Kayseri'nin yıllardır sessiz duran ortak hatıralarını da harekete geçirdi.
Bir tarafta fuarı ilk kez gören çocuklar...
Diğer tarafta yıllar sonra kendi çocukluğuna kavuşan büyükler...
Aynı alanda üç kuşağı buluşturmak, her organizasyonun başarabileceği bir iş değildir.
Bu fikri ortaya koyan, projelendiren, hazırlayan ve sahada hayata geçiren bütün belediye çalışanları takdiri hak ediyor.
Başta Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar olmak üzere, organizasyonun görünen yüzünden perde arkasındaki isimsiz emekçilerine kadar bütün ekibi yürekten tebrik ediyor, Kayseri'nin hafızasına verdikleri değer için teşekkür ediyorum.
Çünkü belediyecilik bazen yalnızca yol açmak değildir.
Hatıralara da yol açmaktır.
Bazen kaldırım döşemek değil, kuşaklar arasında köprü kurmaktır.
Bazen de yıllardır "Bu şehirde ailece nereye gidelim?" diye soran vatandaşa alışveriş merkezi dışında güçlü bir cevap verebilmektir.
Ahmet Çolakbayrakdar ve ekibi, Fuar38 ile tam da bunu yaptı.
Kayseriliye yalnızca bir etkinlik sunmadı.
Ailece gidilebilecek, komşuyla karşılaşılabilecek, çocuklara geçmişin anlatılabileceği ortak bir şehir ortamı sundu.
Marifet iltifata tabidir.
Güzel yapılan işi görmek, söylemek ve takdir etmek gerekir.
Fuar38 alkışı hak ediyor.
Peki insanlar neden fuara akın etti?
Çünkü şehir büyüdü.
Bulvarlar genişledi.
Binalar yükseldi.
Alışveriş merkezleri çoğaldı.
Herkesin gidecek bir yeri oldu ama hep birlikte gidilecek yerler azaldı.
Şehir zenginleşti.
Şehirli biraz yalnızlaştı.
İnsanlar yalnızca konser dinlemeye değil; komşusuna rastlamaya, çocuğuna kendi çocukluğunu göstermeye, bir akşamlığına müşteri değil yeniden hemşehri olmaya gitti.
Kocasinan Belediyesi bu ihtiyacı doğru okudu.
İnsanı yalnızca hizmet alan bir vatandaş olarak değil, hatıraları ve aidiyet duygusu olan bir şehir sakini olarak gördü.
Asıl başarı da burada:
Betona değil, insana dokunan bir iş yaptı.
Takvime değil, hafızaya yazılacak bir organizasyona imza attı.
Fakat alkışlarken uyarmayı da unutmayalım.
Birkaç eski minibüs, dönem kıyafeti ve çığırtkanla fuarın ruhu bütünüyle geri gelmez.
Nostalji dekor işi değildir.
Ruh işidir.
Yerel esnaf olmazsa, gençler yalnızca seyirci kalırsa, yiyecek fiyatları aile bütçesini dönme dolaba bindirirse, otopark kavgası konserden yüksek ses çıkarırsa bu güzel işin tadı kaçar.
Eski günleri canlandıralım derken vatandaşa yeni dertler yaşatmayalım.
Bir de "Fuarı geri getirdik" deyip otuz sekizinci gün bütün tabelaları sökerek bu güzel geleneği yeniden sandığa kaldırmayalım.
Böylesine değerli bir başlangıç, dönemlik bir etkinlik olarak kalmamalı.
Her yıl geliştirilmeli.
Yerel esnafla büyütülmeli.
Gençlerin katılımıyla güçlendirilmeli.
Kayseri'nin üretimi, sanayisi, kültürü ve sanatıyla zenginleştirilmeli.
Çünkü şehir hafızası bir açılış töreniyle değil, devamlılıkla yaşar.
Yıllar önce fuarı kapattık.
Yerine güzel tesisler yaptık.
Fakat insanın içindeki boşluğa bina dikemedik.
Şimdi o boşluğu eski bir minibüsün kornası dolduruyor.
Çığırtkan bağırıyor:
"Fuara giden kalmasın!"
Kayseri koşuyor...
Kimisi eğlenmeye.
Kimisi hatırlamaya.
Kimisi çocuklarına anlatmaya.
Kocasinan Belediyesi kapıyı açtı.
İçeri yalnızca insanlar değil, bir şehrin hatıraları da girdi.
Başkan Ahmet Çolakbayrakdar ve ekibi, Kayseri'ye yalnızca fuar günleri değil, yeniden birlikte hatırlama imkanı verdi.
Kendilerini yürekten tebrik ediyor, bu kıymetli çalışmanın kalıcı bir şehir geleneğine dönüşmesini diliyorum.
Çünkü bazı hizmetler rakamlarla ölçülür.
Bazıları metrekareyle.
Bazıları kilometreyle.
Bazılarıysa insanların yüzündeki tebessümle...
Fuar38, tebessümle ölçülen hizmetlerden biri oldu.
Çünkü bazı yerlere insanı ayakları değil...
Çocukluğu götürür.