17 Temmuz 2026 - Cuma

TEBRİKLER AMA, PET ŞİŞEDE BAK AVRUPA NE YAPIYOR

.

Yazar - Mehmet Talaslı KURUMSAL GELİŞİM MİMARI
Okuma Süresi: 7 dk.
Mehmet Talaslı  KURUMSAL GELİŞİM MİMARI

Mehmet Talaslı KURUMSAL GELİŞİM MİMARI

-
Takip EtGoogle News

Sıfır atık dediler. 

Alkışladık, avuçlarımız kızarana kadar. Vizyon dediler. 
Gurur duyduk; afişlere baktık, sloganları ezberledik. 
“Dünyayı kurtaracağız” dediler; poşetleri doldurduk, düştük yollara, içimizde çocuksu bir heyecan, 
“Belki bu kez olacak” umudu.
Geldik makinenin başına... 
Kuyruk. 
Mübarek, ekmek kuyruğu değil; 
geri dönüşüm kuyruğu. 
Sokak lambasının altında, sabah ayazında, öğlen sıcağında; bekliyorsun. 
Dakikalar eriyor. 
Yarım saat geçiyor; sıra nihayet sana geliyor. 
Şişeyi atıyorsun. Makine “cııık” diyor. Niye? 
Etiketi çizilmiş. Ötekini deniyorsun... “Kapasitem doldu” diyor; öksürür gibi yutkunuyor, tıkanıyor. 
Bozuk.
Hele o 5 litrelik dev sular… 
Makinenin ağzı küçücük, bozuk para deliği gibi. O koca şişeyi o daracık delikten nasıl sokacağız? 
Şişeye diyet mi yaptıralım? Yanımızda mengene mi taşıyalım? 
Çevredeki çocuklar bakıyor, yaşlı amca homurdanıyor; 
sen, elinde buruşmuş bir umutla, yeni bir deneme yapıyorsun.
Teknoloji çağındayız ya… Yapay zekâ şiir yazıyor, resim çiziyor, ameliyat planlıyor. Bizim makine mi? Şişeyi tek tek, ite kaka, nazlı niyazlı alıyor; gönlü olursa. Ekranda kibirli uyarılar: 
“Lütfen barkodu düz yerleştirin.” “Lütfen şişeyi ütüleyip öyle getirin.” “Lütfen bir dahaki sefere şansınız yaver gitsin.”

Avrupa bunu yıllardır uyguluyor. Madem nihayet farkına vardın, bari en ileri teknolojiyi getir de adam akıllı alkışlayalım. 
Neymiş? İlla üzerinde etiket olacakmış. Neymiş? İlla o barkodu okuyacakmış. Plastik şişe dümdüz, jilet gibi olacakmış; buruşmayacakmış. 
Az kalsın TC kimlik numarasının yanında birde ; “Annenizin kızlık soyadı?” diyecek!
Alt tarafı bir pet şişe atacağız… 
Geri dönüşüm mü yapıyoruz, Schengen vizesine mi başvuruyoruz, belli değil.

Elin İSVEÇLİSİNE  bak: “Pantamera Express” diye bir sistem kurmuş. Devasa bir huni. Bizim gibi dar delikle boğuşmuyor; torbayı toptan boşaltıyor, makine saniyeler içinde kendi sayıyor, kendi ayırıyor. Saniyeler! Ne ricası, ne nazı… İşine bakıyor.
ALMANYA dersen… 
Sokağın köşesinde sızıntı yapan, kokan makine yok. 
Zincir marketin girişinde, duvara ankastre; temiz, aydınlık, erişilebilir. Bir pet şişenin iadesi 25 cent. Bizim parayla 13 lira 25 kuruş. Bizde ne? 1 lira! Yazıyla: bir. Adamların verdiği teşvikin yanında, bizimki 2 cent bile değil. 
Aradaki motivasyon uçurumu, işte tam da burada başlıyor.
Bizim makine “etiketi yırtık” diye şişeyi geri tükürürken, NORVEÇ teki  makine şişenin 360 derece röntgenini çekip saniyesinde yutuyor. 
Madem vatandaşa bu kadar komik, bu kadar cılız bir para veriyorsun; o makinedeki “barkod okutma” kaprisi de neyin nesi? 
Sanki makineler külçe altın dağıtıyor!
Peki amaç ne burada? Bu sokaklardaki, derelerdeki, ormanlardaki pet şişeler uzaydan mı geldi? 
Bu memleketin fabrikaları üretmedi mi? O kodamanların sattığı suların şişeleri değil mi bunlar? Amacımız doğayı, memleketi plastikten temizlemek mi; yoksa vatandaşı bezdirip “Hadi dağılın” mı demek?
Eğer niyet gerçekten doğayı temizlemekse; barkoduna, etiketine bakmayacaksın. Vatandaş o pisliği sokaktan toplayıp getirmişse, paşa paşa alacaksın.
 “Etiket yırtık” diye kapıdan çevirmek, çöpü geri sokağa postalamak demektir. Sistemi vatandaşa değil, atığa karşı konumlandıracaksın.
Bir de bu işi öyle bir sunuyorlar ki… Sanki lütfediyorlar. Sanki vatandaşa bulunmaz bir iltifat, devasa bir ödül. Yarım saat dikil, makinenin tribini çek, 1 lira al. İnsanın içindeki doğa aşkını, işte o makinenin önünde bozuk para gibi harcıyorlar. Umut kırıntıları, ekran uyarılarının soğuk ışığında eriyor.
Diyelim ki sabrettin. Diyelim ki inat ettin, “Memleketi temizleyeceğim” dedin. Bu sefer de karşına “kota” dikiliyor: 200 şişe! Kardeşim… Amacın çevreyi plastikten tamamen temizlemek mi, yoksa vatandaşa “Sen bu kadar temizle, gerisine karışma” demek mi? Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!
Oysa çözüm basit. Amerika’yı yeniden keşfetmeye hiç gerek yok. DÜNYAYADA ÖRNEK UYGULAMA YAP 
* Seçenek sun vatandaşa: 1 lirayı dayatmak yerine, değeri hissettir.
* Okut otobüs kartını; bakiye yüklensin. Şehri temizleyen, şehir ulaşımında nefes alsın.
* Düş faturadan: suya, elektriğe; hele o bitmek bilmeyen “çevre vergileri”nden otomatik eksilt.
* Ver marketten puan: ekmek olur, süt olur; mutfağa dönen motivasyon, çöpe gitmez.
* Getirdikçe rozet ver, mahalleler arası lig kur: rekabeti eğlenceye çevir; eziyeti şölene.
* Sokaktan ekmeğini çıkaranla, elinde poşetle gelen vatandaşı aynı makinenin önünde rakip etme: adil kural, şeffaf süreç, tek sistem.
Altyapı mı?
* Kur kooperatifi. Belediyeyle, esnafla, okul aile birlikleriyle omuz omuza.
* Belirle mobil toplama günlerini: kamyonetler, üç tekerlekli araçlar; mahalle mahalle gezsin, kapıdan alsın.
* Koy makinelerin içine akıllı doluluk sensörlerini: taştığı an sinyal versin; ekip hızla gelsin, boşaltsın.
* Büyük hacim için büyük ağız: huni tipi girişler, torbayı toptan boşaltma.
* Barkodsuz tanıma: optik sınıflandırma, malzeme bazlı ayırım; “etiketi yırtık” bahanesini tarihe gömme.
* Temiz ve erişilebilir noktalar: market girişleri, metro çıkışları, okul kampüsleri; aydınlık, kokusuz, güvenli.
Ve en önemlisi: Değeri yerine koymak.
* Depozito tutarı, gerçekten “depozito” gibi hissettirmeli.
* İade, bir lütuf değil; sözleşmenin gereği olmalı.
* Kural basit, adil ve herkes için aynı olmalı.
Çünkü mesele yalnızca bir şişe değil. Mesele, vatandaşın iyi niyetini hoyratça harcamamak. Mesele, çevre dediğin şeyin; afişte değil, kaldırım kenarında, dere yatağında, çocuğumuzun oyun parkında hayat bulması. 
Ve mesele, makineye değil; insana kolaylık sağlaması.
İşi yokuşa sürme. 
Yolu genişlet, 
huniyi büyüt, 
değeri yükselt. 
Gerisi zaten kendiliğinden akar

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları