18 Nisan 2026 - Cumartesi

SUÇ EKRANDA DEĞİL KARDEŞİM, ÇÜRÜYEN VİCDANLARDA!

.

Yazar - Mehmet Talaslı KURUMSAL GELİŞİM MİMARI
Okuma Süresi: 4 dk.
Mehmet Talaslı  KURUMSAL GELİŞİM MİMARI

Mehmet Talaslı KURUMSAL GELİŞİM MİMARI

-
Takip EtGoogle News

 

Maraş’tan, Urfa’dan peş peşe vahşet haberleri geliyor. Kanımız donuyor.

Hemen ardından ekranlara birileri çıkıyor...

Günlerdir Uzmanlar, yorumcular, şunlar bunlar.

Koro halinde aynı şarkıyı söylüyorlar:

“Efendim çocuklar dijital oyunlar yüzünden bu hale geldi!”

Bırakın bu işleri. Geçiniz.

Kimseyi kandırmayın.

Suçu öyle sessiz sedasız duran cansız ekranlara atıp bu büyük vebalin altından sıyrılamazsınız.

Gençliği kana sürükleyen şey pikseller değil...

Liyakati boğazlayan çürük sistemdir.

Makam kibridir.

Çocukları sınav robotuna çeviren o mekanik zihniyettir.

KORKAK İDARECİLER VE LİYAKAT SORUNU

Gelelim en büyük yaramıza.

Okullarımız artık eğitim yuvası değil. Neyin yuvası peki?

Liyakatsizliğin ve sendikal torpillerin arka bahçesi.

Müdür dediğin vizyonuna bakılarak değil, “Sen bizdensin” denilerek koltuğa oturtuluyor.

Kapıda uyuşturucu çetesi cirit atıyor...

Olay oldu mu korkudan Müdür yardımcısı odasının kapısını içeriden kilitleyip saklanıyor. Kapı dışında olay oldu mu “O Emniyetin işi bu” diyor.

Kapıdaki güvenliğe bakıyoruz: Üstüne güvenlik elbise giydir Hizmetliden devşirme, ürkek İş bilmeyen korkak temizlikçiden bozma işe yaramayan adamlar kapıda

Kimse kusura bakmasın, böyle okul korunmaz.

MEMUR ZİHNİYETİ VE 2 yıllık MYO MEZUNLARINDAN ÖĞRETMENLER

Sırf kadro dolsun Maliyet düşsün diye diye vizyonu İş bulamayan Bari öğretmenlik yapayım diye düşünen öğretmenlikle alakası olmayan dar kişileri sınıflara doldurdular.

Öğretmenlik mesleğinin o asil vakarı bitirildi.

Öğrencisiyle WhatsApp'tan laubali şakalar yapan, kafede nargile tüttüren Öğrenciye canım diyen aşkım diyen Twitter’da Facebook’ta Instagram’da boy boy resim gösteren öğrencilere takipçim olun  diyen bir profil var artık Öğretmenlerde

İşi sadece “geçim kapısı” olarak gören memur zihniyeti okulları sardı.

Zil çalsa da gitsem diyen...

Ekstra görev verilince anında torpil arayan Üst makamlardan telefon açtıran Sözde öğretmenden adamdan bu nesle rol model falan olmaz.

Öğretmenlik işçilik değil, aşktır kardeşim.

MAKAM KİBRİ VE SOSYAL MEDYA

Bir tarafta cebindeki paraya tapan aileler var:

“Benim gibi bir amirin Güç ve para sahibinin çocuğu psikoloğa mı gider?” diyerek gerçeğin üstünü örtüyorlar. O saatli bombayı masumların arasına salıyorlar.

Diğer yanda Ekonomik zorluk çeken yorgun anne babalar:

“Çok yorgunum” deyip çocuğun eline telefonu tutuşturuyorlar. O genci TikTok'un karanlık dehlizlerine kurban veriyorlar.

Şunu bir kafamıza sokalım:

Evde, akşam masasında Müdürüm müdür yardımcısının öğretmenin dedikodusu yapılmayacak.

Öğretmene saygı duyulacak.

Tabii öğretmen de bu saygıyı hak edecek basireti gösterecek.

İŞTE KURTULUŞ MANİFESTOSU

Bu iş süslü laflarla çözülmez. Balyoz gibi kararlılık lazım. Şöyle ki:

BİR: Liyakat şart. Okul idarelerine siyasi torpilli Sendikacıların referanslarıyla “mühür memurları” değil, cesur eğitimciler gelecek. Güvenlik Elemanları, tam donanımlı profesyonellerden oluşacak.

İKİ: Sınav saplantısı bitecek. Çocuklar yarış atı olmaktan çıkacak. Cenazeye, düğüne, hasta ziyaretine gidecek. Sosyal gelişim müfredatın kalbine konacak.

ÜÇ: Velilere zorunlu “dijital şok” eğitimi verilecek. İnternetin gerçek tehlikeleriyle yüzleştirilecekler. Bilgisayar kullanımını ücretsiz okulda eğitim sonrası okullarda velilere internet eğitimi verilecek

DÖRT: Devlet çocukları ekranlardan koparıp spora ve sanata yönlendirecek. Spor hocalari sanat hocalari abilik yapacak yakinen ilgilenecek sorunları daha yakinen görecek . Basketbol, yüzme, güreş, okçuluk... Yanında zorunlu bir müzik aleti. O çocuk salonda ter dökecek! böyle olunca gençler boş kalmayacak her saati dolmuş olacak.

BEŞ: Merhamet mecburiyeti. Gençler sadece hayvan değil, yaşlı ve hasta da fakir fukara sevecek Okuldaki düzenli ziyaretler gerçekleşecek Gençler öğretmenlerle beraber Dahası, okulunu kendi boyayacak, sırasını kendi tamir edecek. Kendi emeğine kimse zarar vermez Kendi emeğini böylece gerçek sosyalleşecek.

SONUÇ ŞUDUR:

Eğer bu liyakatsiz çarkı kırmazsak Düzeltmezsek tedbirler almazsak...

O uykudan uyanmazsak...

Bugün Urfa'da, Maraş'ta okuduğumuz o kan donduran haberler, yarın bizim evimizin kaderi olur.

Karar bizim.

Karar sizin.

Karar hepimizin.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.