AB TÜRKİYE NEFRETİYLE İNTİHARA KOŞUYOR
.

Gölge Adam
-AB, yıllardır Gazze'de Müslümanlara yapılan soykırıma ve İsrail hapishanelerinde Filistinlilere yönelik tecavüz ve işkenceler için Avrupa Parlamentosunda ne suçlayıcı bir ifade ne de kınama kararı aldı ve İsrail'e para ve silah desteği yaparak bu vahşete ortak oldu.
Ahlaksız ve sömürgeci AB, utanmaz ve arsız bir şekilde Kıbrıs'ta Rumların Türklere yönelik katliam, tecavüz ve işkencelerini durduran Kıbrıs Barış Harekâtı için Türk ordusu Rumlara karşı cinsel istismar yaptı iftirasını atarak bir karar aldı ve Rumların yaptığı vahşetten tek kelime etmedi ve Rumları ahlaksız bir tutumla aklamaya çalıştı.
Ekonomisi gittikçe batmaya başlayan, enerji kıtlığının kaosuna doğru sürüklenen, Afrika'daki hammadde kaynaklarını Çin'e, Rusya'ya, ABD'ye ve Türkiye'ye bırakmak zorunda kalan, fabrikaları birer birer kapanmaya başlayan Avrupa, basiretini ve aklını kaybederek, hammadde ve enerjide kendine tek can simidi ve köprü olan Türkiye'yi bu son iftirasıyla artık kaybetti. AB'nin Türkiye'ye yönelik bu iftirası köprüleri yıktı. AB, Yunanistan ve İsrail üzerinden Türkiye'ye tuzaklar kurarak ve Türkiye bu tuzakları bozarak nihayetinde AB içine düştüğü çukurun uzun yıllardır farkına varamadı.
Rusya'nın Ukrayna'yı aştıktan sonra ordusu çok zayıf, sadece teknolojik gücü olan Avrupa sınırlarından içeri girmesi çok kolay olacak. Avrupa kimden yardım isteyecek? Avrupa'yı Yunanistan ve İsrail mi kurtaracak? ABD ve İsrail, İran savaşından kolay çıkamayacak kadar çok yıprandılar. Çin'den sürekli uydu istihbaratı, füze ve cephane alan İran, ABD ve İsrail'in korkaklığını ve kahpeliğini ve içi boş tehditlerini gördükten sonra iyice bilendi ve vurdukça vurdu, coştukça coştu ve savaşın kontrolünü eline geçirdi.
AB, gözü dönmüş, kana susamış bir şekilde Doğu Akdeniz'deki trilyonlarca dolarlık petrol ve doğalgaz kaynaklarına tek başına sahip olmak için Türkiye'nin tüm haklarını elinden almak için Kıbrıs'ı Yunanistan'a bağlamak için var gücüyle Türkiye'yi ve Türk Ordusunu Kıbrıs'tan atmak istiyor. Avrupa bu gözü dönmüş çılgınlığıyla intihara doğru koşuyor.
Bir taraftan Avrupa kapılarına dayanmış Rus tehdidi, bir taraftan enerji ve hammadde kıtlığı, bir taraftan çöküşe giden ekonomisi, bir taraftan çok zayıf ordusu, bir taraftan iyice yaşlanmış nüfusu, bir taraftan uyuşturucu, fuhuş ve alkol bataklığında çürümüş toplum yapısı, bir taraftan savaşmak istemeyen, dinsizleşmiş, bunalıma girmiş sosyal yapısıyla ayakta durmakta zorlanırken bile Türk nefretiyle Türkiye'ye karşı kuyruğunu dik tutmaya çalışan ve yaşlı hâliyle, dökük dişlerini gösterip hırlayarak acayip pozlara giriyor.
AB, aklını kaybetti, sömürgecilik, vahşet ve mazlumların kan ve gözyaşıyla kurduğu Avrupa medeniyeti artık tarihteki ilk ve son altın çağını yaşadı ve kendini bitirdi. Artık perde Avrupa için kapanıyor. Avrupa, Orta Çağ'da yaşadığı o karanlık, kıtlık, açlık ve sefalet dolu dönemine geri dönüyor. Avrupa'nın genlerindeki İslam ve Türk nefreti onu yakıp kül edecek son Türk ateşi olacak.
AB Komisyonu Başkanı Von der Leyen Avrupa'nın başına gelecek o gerçeği görmüş ve nefretinden tüyleri diken diken olmuştu ve ne demişti:
"Avrupa'nın kaderi Türklere bırakılamaz."
Çünkü kendi kaderlerini tayin edecek güçleri ve iradeleri kalmadı.
Oysa Türklerin dünyaya hükmettiği asırlarda Türk'ün hâkimiyet alanında tüm milletler burnu kanamadan refah ve huzur içinde yaşamıştı diyen Belçika Dışişleri Bakanı tarihi gerçekleri çok güzel ifade etmişti. Ama ırkçı Avrupa Müslüman Türk'ten nefret etse bile dünyanın kaderinde adalet ve huzur için Türkiye'nin İmparatorluğu tüm engellemelere ve ihanetlere rağmen yakın gelecekte tarih sahnesine ihtişamla yazıldı.
Türkiye enerji açığını kapattıktan sonra durdurulamaz bir güç olacak ve Avrupa bu yüzden Türkiye kâbusunu yaşamaya başladı. Oysa Türkiye kimsenin düşmanı değil, tarihi belgelerde yazıldığı gibi Türkler tarihin merhameti ve adaletidir.
Avrupa türlü oyunlarla engellemekte çaresiz kaldığı Türkiye'ye iftira atarak, nefret kusarak basiretsizliğiyle oluşturduğu gazap fırtınalarının kendi üzerine gelmesine neden oldu.
İt ürür, Türk kervanı yürür, asırlardır değişmeyen Türk'ün atasözüdür.