GÜZELLİĞE NİYE KARŞISINIZ
.

Cengiz Doğan STRATEJİK ANALİZ
-İstanbul’da 2019’dan önce de ikamet edenler hatırlar. İBB tarafından peyzaj çalışmaları çerçevesinde meydan ve yeşil alan düzenlemelerinin yanı sıra yüksek istinat duvarlarına da çiçek ekilir güzel bir görsellik oluşturuldu. Hatta sahildeki aydınlatma direklerinde bile saksı içinde çiçekler vardı onlar saksıdan aşağıya doğru salınır rengarenk görünümüyle insanın gözüne bir hoş görünürdü. Kadir Topbaş döneminde yapılan bu çalışmalar ne yazık ki 2019’da belediye yönetiminin değişmesiyle ortadan kaldırıldı. Artık yeni görüntü rengarenk çiçekler, kavşaklara kilim motifi işlenen çimen ve çiçekler yerine ’16 Milyon İstanbullu için çalışıyoruz’ tabelası konmaya başladı. Bu tabelanın arkasında bitmeyen çalışmalar, seçim dönemi tamamlanmadan sükseli açılışı yapılan ancak seçimden sonra yine tabela konulup çalışmaların devam ettiği görüntüler yer almaya başladı. Slogan iyiydi ’16 milyon İstanbullu için çalışıyoruz’ sloganda çalışıyoruz deniliyordu ama bitmeyen projeler nedeniyle çalışılmadığı da apaçık ortadaydı.
Maltepe özelinde bakarsak Kadir Topbaş ilçeye ne kazandırdı diye sorarsanız hemen herkesin vereceği cevap ‘Sahil Orhangazi Parkı’ olacaktır. Bu 100-200 metrekarelik bir park değil bir milyon metrekareden fazla üzerinde her türlü spor aktivitesinin yapılabildiği, mitinglerin, etkinliklerin düzenlenebildiği devasa bir alan. 2019 sonrası İmamoğlu döneminde Maltepe için ne yapıldı diye sorarsanız yine Maltepe’de yaşayan herkesin vereceği cevap bellidir. “Bakireler anıtı restorasyonu”, ‘Meydanda trafiği eskisinden daha beter hale getiren esnafın işlerini alt üst eden Dal-Çık’, bir de Süreyyapaşa Vakfı’na çökme.
Aslında 2019 senesine baktığımızda Mazhar- Fuat-Özkan’ın bir şarkısında geçen ‘Teori dersen zehir gibi pratik dersen sallanmakta’ sözleri gibi. Teori zehir gibi. 2019’un hemen sonrasında düzenlenen deprem çalıştayları, proje toplantıları, uzmanlarla düzenlenen konferanslar… kağıt üzerinde hazırlanan ancak gerçekleşmeyen projeler, algılar…. Pratiğe yani sahaya baktığımızda var olan güzelliklerin ortadan kaldırılması, yerlerine pespaye bir görüntüye İstanbullunun mahkum edilmesi…
Şehir yönetimi tartışmalarında estetik, hizmet ve vizyon üçlüsü birbirinden ayrı düşünülemez. Gerçek şudur ki; şehirler yalnızca projelerle değil, insanların günlük yaşamında bıraktığı etkiyle anlam kazanır. Bu nedenle asıl ihtiyaç, güzelliği yok etmek ya da savunmak değil, onu daha ileriye taşıyacak ortak bir şehir estetiğinde buluşabilmektir.